(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 25)
Dava: Davacı, iş Sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının bankanın mevzuatına, çalışma ve prensiplerine aykırı olarak davrandığını, işveren olarak bankanın güvenini sarstığını, müşterinin internet hesabına banka bilgisayarından girip işlem yapmasının müşterinin kabulü dahilinde olsa bile banka için anlaşılabilir kabul edilebilir ve katlanılabilir bir durum olmadığını, bu işlemlerin bankacılığın temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, davacının fesih tarihine kadar aldığı 2 adet kınama, 3 adet uyarı cezasının mevcut olduğunu iş ilişkisinin karşılıklı güven esasına dayanan sürekli bir borç ilişkisi olup, bu güvenin sarsıldığı durumlarda anılan tutumla karşılan taraftan böyle bir ilişkiyi sürdürmesinin beklemenin işin doğasına aykırı olduğunu, feshin davacının davranışlarından kaynaklanan nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İş Kanununun 17. maddesine göre yapılan ve haklı nedene dayandırılmayan, geçerli nedene dayandırılan, işçinin davranışları nedeniyle yapılan fesihlerde işçinin yazılı savunmasının alınması gerektiği, davalı işverenin davacının iş sözleşmesini davranışlarından kaynaklanan nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve 18. maddeleri uyarınca feshetmesine rağmen, davacının savunmasını almadığı, feshin bu nedenle geçersiz olduğu, fesih yazısında davacının aldığı disiplin cezalarından söz edilmediği, fesih sebebinin değiştirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 İş Kanunu'nun 19'uncu maddesine göre: Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25'inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir, İşverene savunma alma yükümlülüğü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir.
İşçinin savunmasını işveren, işveren vekili veya temsilcisi alabileceği gibi soruşturma sırasında işvereni temsilen Disiplin Kurulu veya müfettiş alabilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile Sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikle olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasten veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davacının iş sözleşmesi, bankacılık mevzuatına ve uygulamasına aykırı olarak, 2001 yılından beri aile dostu da olduğu belirlenen bir şube müşterisinin internet hesabını onun lehine kullanması, banka bilgisayarlarından internet şube aracılığı ile müşterinin hesabına 108 kez girmesi, aidat ödemesi, repo, döviz alım/satımı gibi işlemler yapması gibi işlemlerde bulunması nedeni ile feshedilmiştir. Davacı işçi iş müfettişi tarafından yapılan soruşturma sırasında alınan savunmasında el yazısı ile verdiği savunmasında müşterinin aile dostu olduğunu, kıramadığı için internet şifresini kullanarak adına işlem yaptığını kabul etmiştir.
Öncelikle somut uyuşmazlıkta davacı işçinin fesihten önce savunması, işveren adına soruşturma yürüten müfettiş tarafından alınmıştır. O nedenle mahkemece davacının savunmasını n alınmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine tarar vermesi doğru değildir.
Diğer taraftan, davacının banka mevzuatına ve uygulamalarına aykırı olarak tanığı bir banka müşterisinin hesabında internet şifresini kullanarak işlemler yaptığı, bu şekilde iş sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği sabittir. Davacının bu davranışı aradaki güven ilişkisini zedelemiş, işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. İş ilişkisinin işveren açısından devamı beklenmez bir hal almıştır. Davacının iş sözleşmesinin feshi davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.000,- TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 24.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy