(4857 S. K. m. 18, 20, 21) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine, ancak işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesi uyarınca belirlenmesine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 23.08.2008 tarihinde sözlü olarak sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının çalıştığı iş yerinde 02.08.2008 tarihinde şirketçe taşınmak üzere teslim alınan malların bir kısmının çalındığının tespit edildiğini, bu nedenle 23.08.2008 tarihinde davacının da içerisinde bulunduğu işçilerin savunmasının alındığını, gerek davacı gerekse diğer işçilerin olayı doğruladığını, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haklı nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının şirketin taşımak için teslim aldığı malları çalmadığı, sadece fesihten 20 gün kadar önce gerçekleşen olayda vardiya amiri olan A. P. tarafından şirketin eşantiyonu olduğu gerekçesiyle dağıtılan rayiç değeri 20,00- TL olan bir karton prestij marka sigarayı aldığı, davacının bu davranışının hırsızlık olmadığı sadece eşantiyon gerekçesiyle dağıtıldığı için aldığının tanık beyanlarıyla sabit olduğu, zaten yaklaşık 1 yıldır davalı iş yerinde dürüstlükle çalışan davacının 20,00- TL gibi çok düşük değerdeki malı çalmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı işverenin gece vardiyasındaki işçilerin tamamını çıkardıktan sonra bu vardiyayı taşerona devir ettiği davacıya atfedilen hırsızlık olayının tamamen feshe kılıf yaratmak amacıyla işveren tarafından uydurulduğu ve buna uygun davacıdan ve arkadaşı işçilerden işlerine devam edebileceklerini söyleyerek itirafname adı altında belgeler alındığı bu nedenle feshin geçersiz olduğu, davacı sendika üyesi olduğu için işten çıkartıldığını iddia etmiş ise de davacının fesih tarihinde sendika üyesi olmadığı saptandığından bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine, ancak işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışıyla sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25 inci maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışıyla somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşmeyle güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde 02.08.2008 tarihinde gece vardiyasında 3. kişiye ait taşınacak malların yüklenmesi sırasında, gece şefi olan A. T., taşınmak üzere işyerine bırakılan sigara ve viski kolilerinden bir tanesini muhtemelen kaçak olduğunu düşünerek açıp birer karton sigarayı davacı dahil orada çalışanlara dağıtmış, davacı da bu bir karton sigarayı almıştır. Bu husus davacının savunmasıyla sabittir. Davacı şefi tarafından verilen sigara karton paketinin başkasına ait olduğunu bilmektedir. Bu sigaraların şef tarafından dağıtılması, tüm çalışanlara verilmesi nedeniyle davacının hırsızlık ya da güveni kötüye kullanma kastıyla hareket ettiğinden söz edilemez. Ancak eylem ve kasıt bu yoğunlukta olmamasına rağmen davacının şefi tarafından dağıtılan bir karton sigarayı almaması gerekirdi. Davacı kanundan ve dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Davalı işveren işyerinde olumsuzluklara yol açan bu davranış nedeniyle olaya karışan şef dahil sendika üyesi olan olmayan işçilerin iş sözleşmelerini feshetmiştir. Davacının bu eylemi nedeniyle iş sözleşmesinin devamının işverence sürdürülmesinin beklenemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulü hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davanın reddine,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 38.40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.000, - TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy