(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki, şirket zararının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.12.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili ile karşı taraf vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi ve gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işveren, şirket adına tahsil edilen çek bedellerinin hesaba aktarılmaması sebebiyle oluşan 25.533.864.047.-TL. zararın davalı işçilerden tahsili isteğiyle bu davayı açmıştır.
İşyerinde muhasebe biriminde görev yapan davalı işçiler vermiş oldukları savunmalarında olayı doğrulamışlar ve olayın ortaya çıkması üzerine 2.550.000.000.-TL'nin 08.06.2001 tarihinde iade edilmiş olması sebebiyle bu miktarın indirilmesiyle 22.983.867.047.-TL. borçlu olduklarını bildiklerini kabul ettiklerini bildirmiştir.
Davacı işveren vekili 15.04.2002 tarihli dilekçe ile işverenin aynı dönemde krediler kullandığını ve şirkete ait çek bedelleri zamanında şirket hesaplarına geçmiş olsaydı sözü edilen miktar kadar kredi kullanmamış olacakları gerekçesiyle ödeme zorunda kaldıkları faiz zararını 18.714.271.048.-TL. olarak açıklamış, 13.01.2003 tarihinde verdiği ıslah dilekçesinde, anapara ve munzam zarar toplamından sigorta şirketinden tahsil edilen miktarın düşülmesiyle 23.572.094.099.-TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece talebi aşacak şekilde 22.983.864.047.-TL. asıl alacağın ve 18.714.230.052.-TL faiz zararının tahsiline karar verilmiş, işverenin sigorta şirketinden tahsil ettiği 20.676.000.000.-TL. de zarar kapsamında değerlendirilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işveren sigorta şirketinden tahsil ettiği tutan indirmek suretiyle bakiye zarar ve munzam zararı talep ettiğine göre sigorta şirketinin ödediği tutarın kabulü HUMK'un 74. maddesinde yazılı olan taleple bağlılık kuralına aykırılık oluşturur.
Öte yandan davacı vekilinin 15.04.2002 tarihli dilekçesi ile daha sonraki ıslah dilekçesinde, çek tutarlarının işverene verilmemiş olması sebebiyle kullanmak zorunda kaldıkları kredilerden dolayı oluşan faiz zararını 18.714.271.048.-TL. olarak açıkladığına göre, bilirkişi heyet raporunda belirtilen miktarı aşan munzam zarar hesabına değer verilmesi de doğru olmaz.
Davalıların usulsüz eylemleri sebebiyle işverenin asıl alacağı 22.983.864.047.-TL. olup, davacının talebiyle bağlı kalınarak munzam zararı 18.714.230.052.-TL. eklendiğinde gerçek zarar 41.698.094.099.-TL. olur. Sözü edilen miktardan sigorta şirketinin ödediği miktar indirildiğinde davalıların sorumlu olduğu tutar 21.022.094.099.-TL. olarak belirlenir. Mahkemece davalılar hakkında 21.022.094.099.-TL. yönünden tahsile dair hüküm kurulması gerekirken, talep aşılarak ve mükerrer yararlanmaya yol açacak şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy