(1475 S. K. m. 13, 14) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sözleşmesinin iş güvencesi sağlayan 4773 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden bir gün önce ve toplu olarak davalı işveren tarafından haksız ve kötüniyetle feshedildiğini, TİS'deki zam oranlarının tam yapılmadığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının zamanında ödenmediğini, yıllık izninin tam olarak kullandırılmadığını belirterek, bir kısım tazminat ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunduğunu, TİS'de uzlaşma yolunun açık olduğunu, TİS'in hiçbir zaman uygulanmadığını, bu anlamda kazanılmış hakkın söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında 10.09.2001 tarihinde imzalanan protokole değer verilerek yapılan hesap bilirkişisi raporuna itibarla davalı işverenin iş güvencesi hükümleri içeren 4773 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce davacı ve bir kısım işçilerin iş sözleşmelerini feshettiği gerekçesiyle kötüniyet tazminatı, fark tazminat ve fark ücret istekleri hüküm altına alınmıştır.
Karar süresi içinde davacı ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işverenin işgüvencesi sağlayan hükümler içeren 4773 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce iş sözleşmesinin feshedilmesi tek başına işverenin iş sözleşmesinin feshinde kötüniyetli olduğunu göstermez. Davacının kötüniyet iddiasına yönelik dosyaya başka bir delil de sunulmadığına göre kanıtlanmayan ve dolayısıyla koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteğinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de dava konusu ihbar tazminatı faizi ve yıllık izin ücreti istekleri hakkında açıkça red hükmü kurulmaması hatalı olmuştur.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy