(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17) (1163 S. K. m. 62) (5237 S. K. m. 155)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi C. Çelik tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde suçlanarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işverene ait parayı bankadan çekerek kendi hesabına yatırması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının zimmetine para geçirmesi nedeniyle iş sözleşmesini işverenin haklı nedenle feshettiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmeği noktasında toplanmaktadır.
Sinop C. Başsavcılığı tarafından davacı hakkında zimmet ve evrakta sahtecilik suçlarından dava açılmıştır.
Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/79 E. 2004/84 K. sayılı ilamında sanık İ. T. A.'a kooperatif yönetim kurulu üyesi Süleyman Sezer tarafından kendi adına belgelere imza atması için muvafakat verildiği ve buna ilişkin yazılı belgenin dosya içinde bulunduğu, bu nedenle sanık İ. T. A. için resmi evrakta sahtecilik suçunun oluşmadığı, yine kooperatifin hesabında bulunan 5 milyar TL sanık İ. T. A. tarafından banka hesabından çekilerek kendi şahsi hesabına aktarıldığı ve tekrar 4.1.1999 tarihinde hesabından çekerek kooperatif hesabına giriş yapıldığı, bu işlemin kooperatif borçlarının banka tarafından kaynakta blokesini engellemek amacıyla yapılması nedeniyle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.
Aynı kararda davacıya kooperatif masraflarını fazla göstermek suretiyle 29.7.1999 tarihinde 394.767.626 TL, (394,76 TL) yine aynı tarihte 496.230.050 TL (496,23 TL) zimmetine geçirmekten dolayı zimmet suçundan 5 yıl 10 ay ağır hapis ve 413.525.000 TL (413,52 TL) ağır para cezası verilmiştir.
Karar sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237, 5320 ve 5326 s. kanunlar uyarınca değerlendirme yapılmak üzere dosya iade edilmiştir.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK uyarınca davacıya verilen cezayla ilgili eski veya yeni TCK hangisinin sanığın lehine olduğuna ilişkin 8.2.2006 tarihinde ek karar verilmiştir. Bu ek kararda sanık İ. T. A.'a 5237 sayılı TCK 155/2 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçundan dolayı 2 yıl 1 ay hapis ve 600 TL adli para cezası verilmiştir.
Sanık İ. T. A. tarafından bu ek karar temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21.5.2007 gün ve 2007/3109-3784 E.K. sayılı kararında dosya içindeki üç ayrı bilirkişi raporuyla idari soruşturma sonrası düzenlenen rapor arasında zimmetin varlığı ve miktarı hususunda önemli farklar bulunduğu belirtilerek eksik incelemeyle karar varıldığı, kabule göre de sanığın sabit kabul edilen personeli oldukları kooperatifin parasını mal edinme fiillerinin 1163 sayılı kooperatifler kanunun 62 nci maddesi yoluyla kamu görevlisi deyimine dahil memur olması nedeniyle zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek güveni kötüye kullanmaktan karar verilmesi nedeniyle karar bozulmuştur.
Sinop Ağır Ceza mahkemesince bozma kararı üzerine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla alınan 7.4.2008 tarihli bilirkişi raporunda zimmet olarak belirlenen miktarın birçok belgenin bir arada gider yazılması nedeniyle toplam hatasından veya bazı belgelerin müfettişlerce geçerli kabul edilmemesinden ya da görülmemesinden kaynaklandığından zimmet suçuna ilişkin yasal unsurların bulunmadığı belirtilmiştir. Bu rapor üzerine Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/46 E. 2008/33 K. sayılı kararında davacının 496,23 YTL ve 394,76 YTL zimmetine geçirme suçunu işlemediğinden beraatına karar verilmiştir.
Dosya içindeki Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararları dikkate alındığında davacının üzerine atılı değişik zamanlarda 5 milyar TL, 496,23 YTL ve 394,76 YTL zimmetine geçirdiği ispat edilememiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmamaktadır. Dosya içindeki bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 26.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy