(2709 S. K. m. 36)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı vekili, 28.06.2007 tarihli oturum için mazeretini dilekçe ile bildirmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşmanın 06.11.2007 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Duruşma günü davacı vekiline bildirilmemiş ve belirtilen tarihte duruşmaya gelmemesi nedeniyle dosyanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409/1.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, 30.06.2008 tarihinde de yasal süresi içinde yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409/5.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Taraflardan biri veya vekili, duruşma için belirlenen gün ve saatte duruşmaya katılamayacağını bildiren mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, masraf verilmiş ise onunla, verilmemiş ise duruşmaya gelen ve davayı takip etmek isteyen diğer taraftan alınarak, bu taraf da vermezse HUMUK nun 415 nci madde hükmüne göre suçüstü ödeneğinden karşılanarak, mazeretli sayılan tarafa yeni duruşma günü bildirilmelidir. Çünkü işin mahiyetine ve mahkemenin türüne göre bir yargısal işlem ancak ya tefhim veya tebliğ ile geçerlik kazanır. HUMK.nda mazeret üzerine gelmeyen tarafın masraf yatırdığında duruşma gününün tebliğine yada kalemden öğrenmesine ilişkin bir hüküm yoktur. O halde, mazeretli olduğu kabul edildikten sonra duruşma günü kendisine bildirilmeyen tarafın yokluğunda karar verilemez. 1982 Anayasası'nın 36 ncı ve HUMK nun 73.cü maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.
Anılan yasal ve hukuksal gerekçelere göre duruşma gün ve saatinin gelmeyen davacı taraf vekiline davetiye ile bildirilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Yasada bulunmayan bir kurala dayanılarak duruşma gününün öğrenilmesi ve davanın takip edilmesi taraflardan istenemez.
Bu nedenle; mazeret dilekçesi kabul edilen davacı vekiline duruşma gün ve saati davetiye ile tebliğ edilmeden duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy