(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadeye, boşta geçen süre ücreti ve 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığını, davacının vardiyasında meydana gelen hırsızlık olayında kusur ve ihmali bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işyerinde davacı ile birlikte 8'er saatlik vardiyalar halinde çalışan 4 güvenlik görevlisi bulunduğu, davacının vardiyasını olaysız teslim ettiği, sonraki görevlinin kasanın soyulduğunu fark ederek polise haber verdiği, hırsızların nereden nasıl girdiğinin tespit edilemediği, davacının olayla ilgili bağlantısını gösterir delil bulunmadığı, belli saatlerde yapması gereken saat kurma işini de yerine getirdiği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasası'nın 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. Somut olayda, dosya içeriğine göre, işyerinin geniş bir alana yayıldığı ve fabrikaya ait köpeklerin her gece salıverilmediği sabittir. Ancak davacının da kurduğu anlaşılan saatlerden biri, hırsızlık olayının gerçekleştiği idari bölüme çok yakındır. Davacı savunmasında saati kurarken idari bölüme baktığını, bir şey fark etmediğini ifade etmiştir. Bir sonraki vardiyayı teslim alan güvenlik görevlisi ise söz konusu saati kurarken elindeki fenerle baktığında idari bölüm içinde yolunda gitmeyen bir durum olduğunu anladığını yargılama sırasındaki tanıklığında belirtmiştir. Davacı ile aynı görev ve sorumlukları bulunan diğer güvenlik görevlisi, vardiyasını teslim alır almaz basit bir kontrolle olayı anlayabilmiştir. Davacının görevinde yeterli özeni göstermediği açıktır ve bu şekilde ortaya koyduğu davranış şekli işyerindeki iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
l) Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.000.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliği ile, 01.07.2010 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy