(4857 S. K. m. 17, 25, 41, 46, 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ücretiyle ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Doğan Ceylan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili 22.01.2003-14.03.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışan müvekkilinin en son kat görevlisi olarak çalıştığını, haklı bir nedene dayanmadan işten çıkartıldığını, hafta sonlarında, dini bayramlarda ve genel tatil günlerinde çalıştığını, haftada bir gün izin kullandırıldığını, mesai saatlerinin 08:00-17:00 saatleri arasında olduğunu, ayda 4 gün ikişer saat fazla mesai yaptığını, mesai ücretlerinin ve son aya ilişkin ücretinin de ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatıyla diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece sözü edilen olayın işyeri dışında gerçekleştiği, görgü tanığının bulunmadığı, kavganın diğer tarafının beyanlarının dikkate alındığı, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, kaldı ki kavgaya konu Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada davacının beraat ettiği, fesihte tutunulan sebebin işverene haklılık verir güçte olmadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı yanında diğer işçilik alacakları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1 - Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı hususu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin haksız olduğu benimsenmiş ise de, bu kabul isabetli değildir. Zira olay işyeri dışında gerçekleşmiş olmasına rağmen işyeri içindeki olaylardan kaynaklandığı gibi bu eylemin işyerinde çalışma düzenini ve işin akışını bozduğu aşikardır. Olay akabinde tanık A..'in işyerine müracaat ederek davacının kendisini darp ettiğini beyan etmesi karşısında dosya arasında bulunan Sulh Ceza Mahkemesi dosyası içindeki doktor raporu da dikkate alındığında davacının aynı işyerinde çalışan işverenin diğer bir işçisine sataşıp darp etmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi uyarınca haklı fesih sebebi oluşturduğu açıktır.
Haklı fesih nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
2 - Davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği ihtilaflıdır.
Davacının ücret alacağının ödendiği gerekçesi ile bu talebin reddi yoluna gidilmiş ise de, davacı vekili posta yoluyla gönderilen ücretin alınmadığını beyan etmiştir. Kaldı ki bu paranın davacı tarafından alındığına ilişkin dosya içinde delil bulunmadığı gibi bu husus araştırılmamıştır.
Mahkemece bu husus araştırılarak davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)