(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. E. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının aylık ücretle değil, kar ortağı olarak çalıştığını, işten kendisinin ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmadan önceki kararında davacının iş kanunu kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davacı vekili temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan inceleme neticesinde davalının işyerindeki faaliyetini 2002 yılından itibaren nakdi ve ayni sermaye yanında bedeni çalıştırmaya dayandırmadığı, bu nedenle davalının esnaf olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile verilen karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 20.02.2006-14.9.2007 tarihleri arasında iş kanunu kapsamında işçi olarak çalıştığı ve davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet süresinin ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı 1986 yılından 14.09.2007 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını iddia etmiş, davalı ise aynı araçta 2002 yılına kadar çalıştığını cevap dilekçesinde açıkça belirtmiştir. Bu dönemin dairemizin bozma kararından da anlaşıldığı üzere 507 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmıştır. Buna göre dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve bozma kararı dikkate alınarak davacının 2002 yılından itibaren İş Kanunun kapsamında çalıştığının kabul edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hizmet süresinin hatalı hesaplanması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy