(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57) (5521 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ile genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununda katılım yoluyla temyiz düzenlenmemiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir.
Davacı vekili temyiz harcı yatırmadığını ve kararı katılım yolu ile temyiz ettiğini bildirmiştir. Mahkemece de davacı vekilinin temyiz harcı yatırmadığı ve dilekçenin temyiz defterine kaydedilmediğini belirtilmiştir. Temyiz harcı yatırılmadığından ve temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediğinden HUMK. nun 432/4.maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE.
2- Davalı Servet Yayın Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki dava mahkemece reddedilip aleyhine hüküm kurulmadığından ve kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından bu davalının temyiz isteminin REDDİNE.
3- Ticaret Sicil Memurluğunun ve Ticaret Odasının yazı cevaplarına göre davalı olarak gösterilen ve aleyhine hüküm kurulan Servet Basım Yayın Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin 1999 yılında münfesih olduğu bildirilmiştir.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketinin yeniden ihyası sağlanarak, tüzel kişilik aleyhine açılacak davalar ile usulsüzlüğün giderilmesi mümkündür. Tasfiye süreci; ya tasfiye memuru atanarak, ya da şirket ana sözleşmesinde düzenleme var ise şirket ortaklarınca yerine getirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, aleyhine hüküm kurulan şirketin belirtilen şekilde tasfiye edilip edilmediği ve tasfiye sonucunda ticaret sicilinden terkin edilip edilmediği kesin olarak anlaşılamamaktadır. Davada temsil ve husumet sorununun çözülebilmesi için münfesih olduğu bildirilen şirketin öncelikle tasfiye sürecine tabi tutulup tutulmadığı, tasfiye memuru atanıp atamadığı, tasfiyenin tamamlanıp tamamlanmadığı, tasfiyenin tamamlanmasını müteakip sicilden terkin edilip edilmediği araştırılması gerekir. Araştırma sonucu tasfiye süreci başlamamış ise, şirketin faal olduğu kabul edilerek temsile yetkili kişi; tasfiye süreci başlamış ise temsile yetkili tasfiye memuru belirlenerek taraf teşkili sağlanmalıdır.
Yapılacak araştırma sonucunda şayet şirket ticaret sicilinden silinmiş (terkin edilmiş) ise tüzel kişilik sona ermiştir. Tüzel kişinin, tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde, o tüzel kişinin taraf (husumet) ehliyeti de sona erer. Ancak, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin yeniden ihyası ile sicile kaydedilmesi halinde o tüzel kişi hakkında dava görülebilir. Bu durumda, mahkemece, anılan şirketin ihyası için davacı tarafa, dava açmak üzere süre verilmesi, dava açıldıktan sonra, bu davanın sonucunun beklenilmesi, şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra da davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bunlar yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy