(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 57)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem ev ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Taşdelen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının işveren tarafından 15.01.2008 tarihinde 15 günlük zorunlu izne çıkartıldığını, izin sırasında telefonla akdin sona erdirildiğinin bildirildiğini ardından da izin bitiminde işyerine alınmayarak iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarıyla fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücretlerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının yıllık izin dönüşü hiçbir mazeret bildirmeksizin işbaşı yapmadığını ve iş akdinin 07.02.2008 tarihli yazıyla devamsızlık nedeniyle 4857 Sayılı Yasa'nın 25 inci maddesine istinaden haklı nedenle feshedildiğini yıllık izinlerini kullandığını, davacının fazla mesai ücretlerinin ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde çalışırken zorunlu olarak izine çıkarıldığı izine çıkarılırken zimmetinde olan malzemelerin ve şirkete ait telefonların alındığı daha sonra iş akdinin işçilik alacaklarına hak kazanacak şekilde davalı tarafından haksız olarak fesh edildiği, bu haliyle davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin hangi tarafça feshedildiği ve bu feshin haklı fesih niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, iş akdinin izin dönüşü davacının işe alınmayarak işverence feshedildiğini ileri sürmüştür.
Davacının izin sırasında telefonla akdin sona erdirildiğini işverence kendine bildirildiği iddiasıyla 29.01.2008 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurduğu görülmektedir. Dosya içerisinde yer alan sicil bilgisine ilişkin belgeden davacının aynı zamanda davacı tanığı olarak ifadesine başvurulan İslam TURP birlikte Is Er Haşere Kontrol Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğu ve şirketin ana sözleşmesinin 25.01.2008 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı İslam TURP 01.07.2008 tarihli oturumunda "...şuanda ben Iser adlı şirketin yetkilisiyim, diğer ortağım E. Ö., şirket 25 ocak da kuruldu davacı benim kar ortağımdır..." şeklinde ifade de bulunarak sicil kaydını doğrulamıştır.
Yapılan tespitler nazara alındığında, davacının 29.01.2008 tarihinde iş akdinin haksız olarak işverence feshedildiğine dair Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvuruda bulunmasına karşın, 25.01.2008 tarihinde davalı şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirket kurduğu, bu haliyle iş sözleşmesinin, davacı işçi tarafından haklı neden olmaksızın sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy