(1475 S. K.m. 14) (4857 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 45, 438)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi İ.Polat tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Davalı işyerinde 20.10.1998-15.04.2005 tarihleri arasında kapıcı olarak çalıştığını, kesintisiz bir şekilde çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığını, günde 14 saat çalıştığını, dini ve milli bayramlarda da çalışmasını sürdürdüğünü, ayrıca izinlerinin kullandırılmadığı gibi izin ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, 20.10.1998-15.04.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ilk olarak 30.11.1998 tarihinde çalışmaya başladığını ve bu tarih itibari ile primlerinin yatırıldığını, davacının çalıştığı süre içerisinde tüm hak ve alacaklarını aldığını, primlerin yatırılmadığı dönemde davacının çalışmasının mevcut olmadığını, davalı iş merkezinin yönetim kurulu karar defteri incelendiğinde davacının 02.11.1999 tarihinde işten çıkartıldığını, kısa bir süre sonra tekrar çalışmaya başladığını, davacının almış olduğu aidatların zimmetine geçirmesi üzerine 15.03.2001 tarihinde işine son verildiğini, davacının yeni yöneticilere durumunun sıkışık olduğunu söylemesi üzerine 27.03.2003 tarihinde yeniden çalıştırılmaya başladığını, davacı hakkında tekrar şikayetlerin başlaması üzerine 15.04.2005 tarihinde işine son verildiğini, davacının bu döneme ilişkin hiçbir alacağı kalmadığına dair 2005/Mart tarihli belgeyi imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 28.12.2006 tarihli ara kararı gereğince davacının 20.10.1998-15.04.2004 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ilişkin talebinin usul ekonomisi gereği iş bu davadan ayrılmasına, talep halinde harcı yatırılmak koşulu ile talebin yeni bir dava olarak yeni bir esasa kaydına ve bununla ilgili davanın yeni esas üzerinden yürütülmesine karar verildikten sonra, davalı iş merkezinde 13.11.1998 tarihinde çalışmaya başladığı davacının iş akdinin davalı yönetim tarafından haksız ve bildirimsiz olarak 15.04.2005 tarihinde feshedildiği, davacının 6 yıl 5 ay 2 gün hizmet süresine karşılık 1.341,07 YTL. Kıdem tazminatı alacağı, 906,77 YTL. İhbar tazminatı alacağı, 1.327,77 YTL. Yıllık izin ücreti alacağı, 132,75 YTL. Genel tatil ücreti alacağı ve 3.560,20 YTL. Fazla mesai ücreti alacağı olmak üzere toplam 7.268,56 YTL. Alacağı olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davacının hizmet tespiti davasının tefrikine karar verilip bu dosyada sadece işçilik alacaklarına ilişkin olarak hüküm kurulduğundan karar başladığında SSK. nun gösterilmemesi bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, öncelikle davacı işçinin hizmet süresine ilişkindir.
Somut olayda, davacı çalışmalarının 20.10.1998-15.04.2005 arası kesintisiz olduğunu ileri sürerek aynı zamanda hizmet tespiti isteğinde bulunmuştur. Davalı ise 30.11.1998 tarihinde başlayıp kesintili olarak çalıştığını savunmuştur. Mahkemece, davacının 13.11.1998-15.04.2005 arası kesintisiz çalıştığı esas alınarak istekler hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, davacı tarafından hizmet tespitine yönelik açılan davanın ayrılarak yeni bir dava olarak görülmesi hususunda oluşturulan ara karar uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın resen esasa kaydı yapılarak neticelendirilmesi ve işbu alacak davasının da hizmet tespitine yönelik davanın sonucu beklenerek sonuçlandırılması gerekirken hizmet tespitine yönelik dava sonucu beklenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy