(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25)
Dava ve Karar: Davacı ve karşı davalı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, kesinti ücreti, bayram, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı da kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davacı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 435 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı kıdem, ihbar tazminatı ve bir takım işçilik alacak isteklerinde bulunmuştur.
A) Davalı İsteminin Özeti: Davalı davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlarla benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez(Yargıtay 9.HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K) .
Somut olayda davacının UBAK uygulaması nedeniyle ücretsiz geçtiği uluslararası karayollarından sahte geçiş faturaları alarak işverene verdiğine ve bu durumu kabul ettiğine dair 14.09.2005 günü işveren kayıtlarına giren el yazılı belgeyi davacı kabul etmemiştir.
Sahte olduğu iddia edilen belgeler Türkçe olmadığı gibi, altı işgününden daha eski tarihlere aittir. Davacının aynı günlü istifası olmasına rağmen yine aynı gün kendisine aracın teslim edildiği ve 20.09.2005 tarihine kadar da 560 km yol yaparak aynı işte çalıştığıda ihtilafsızdır.
Böyle olunca anılan kabul yazısı ve geçiş belgeleri davacıya gösterilip sorulmadan ve davalı işverenin böyle bir durum olsa dahi davacıyı affettiği ve sonraki feshin haklı nedene dayanmadığı gözetilmeden eksik incelemeyle kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davalı işverenin feshi haksız olduğundan davalı işverenin açtığı ihbar tazminatı davasının da reddine karar verilmesi gerekmektedir.
3-Davacının 01.06.1997-31.05.1999 tarihleri arasında başka bir işveren yanında çalıştığı kabul edilerek hizmet süresine dahil edilmemiştir. Aynı sürede davacının pasaportunda yurt dışı harcını davalının yatırdığı görülmekte olduğu gibi aynı dönemde yine davalının davacıya vekaletname verdiği de görülmektedir. Öte yandan davalı tanıklarından birisi bu işyerini bildiği gibi diğeri de aralıksız çalıştığını ifade etmiştir. Böyle olunca davacının fiilen anılan sürede davalı işçisi olarak çalıştığı anlaşıldığından, bu sürenin de hizmetine dahil edilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
4-Davacı ücretinden davalı şirketten 350 Euro'yu haksız olarak aldığına dair yazının kendisine ait olmadığını 27.07.2007 günlü dilekçesinde belirtmiştir.
Bu kabul yazısındaki imza ve yazıların davacıya ait olup olmadığı ve davacının işvereni böyle bir zarara uğratıp uğratmadığı kesin olarak belirlenmeden, bu miktarın ücret kesintisi alacağından indirilmesine karar verilmesi de yerinde değildir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy