(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17) (818 S. K. m. 158, 349)
Dava: Davacı ve karşı davalı, senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra baskısıyla ödemenin ödetilmesine, davalı ve karşı davacı, işveren ihbar tazminatı, eğitim gideri, cezai şart alacağının ödetilmesine davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi davalı ve karşı davacı avukatı tarafında duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.01.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı ve karşı davalı adına Avukat Z. G. K. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendi. Duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı işçi, taraflar arasındaki sözleşmenin 1.22 maddesi gereğince davacıdan davalı tarafça iş sözleşmesinin imzalanmasından önce tarihsiz borç senet verilmesini talep ettiğini, davacının baskı altında kalarak söz konusu senedi imzaladığını, sözleşme hükmünde olan iş bu senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, haciz sırasında baskı ile davacının üvey abisi S. N. D. tarafından 1.000,00 USD ödeme yapıldığını, ancak bu hususun haciz zaptına işlenmediğini, bu sebeplerle davacının icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, haciz baskısı ile ödenen 1.000,00 USD nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı, işçinin takip konusu senet miktarı kadar davalı şirkete borçlu olduğunu, davalı şirketin çalışanlarından işe girerken sene ortasında işi bırakıp gitmesini önleme amaçlı senet aldığını, sözleşmenin 1.21 maddesi gereğince davacının brüt ücretinin 20 katı tutarı olan 11.250,00 TL, çalışma süresi bakımından 6 haftalık ihbar öneli tutarı olan 844,00 TL, çalıştığı süreleri içinde verilen eğitimler nedeniyle 7.500,00 TL olmak üzere toplam 19.594,00 TL borçlu olduğunu, bu sebeplerle 6 haftalık ihbar tazminatı, 20 brüt maaşı tutarında cezai şart bedeli ve eğitim nedeniyle borçlandığı miktar toplamı 1.000,00 TL nin davacı-karşı davalıdan tahsiline, davacı-karşı davalının açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde 1.18, 1.19, 1.20, 1.21 maddeleriyle tamamen işçi aleyhine işveren lehine hükümler ihtiva ettiği, sözleşmenin 1.14 maddesinde rekabet yasağına aykırılık bölümünde sadece süre belirtildiği yer belirtilmediği, Borçlar Kanunun 349. maddesine göre sözleşmenin 1.14 maddesinde belirtilen rekabet memnuiyetinin ve işveren işçisini eğitmek ve işi öğrenmesi bakımından deneyimini artırmak için yapılan eğitim masraflarını daha sonradan işçisinden talep edemeyeceğinden, sözleşmenin 1.20 maddesindeki eğitim maliyetlerinin ödenmesine yönelik hükmünün geçersiz olduğu, ayrıca sözleşmenin 1.21 maddesindeki tek taraflı olarak işçi aleyhine düzenlenen iş akdinin feshine yönelik brüt ücretinin 20 katı tutarındaki cezai şart alacağının geçerli olmadığı, sözleşmeler hukukunun en önemli özelliği olan, sözleşme özgürlüğüne işçinin korunması amacıyla iş hukukunda bir takım istisnalar getirildiği, sözleşme özgürlüğünün temelinde yatan, irade özgürlüğü ilkesi olduğu, iradesi özgür olan taraflar, sözleşmelerini bu özgür irade sonucunda diledikleri gibi oluşturabileceği, ancak iş hukukunda, doğuş ve gelişmemesindeki gaye izlendiğinde, işçinin işverene bağımlı çalışması yanında, geçimini temin için çalışmak zorunda olması ve genellikle tek geçim kaynağını ücretin oluşturması dikkate alındığında, işçinin ekonomik olarak işverene göre daha zayıf olduğu, bu durumda iradesini özgürce ortaya koyan iki taraftan söz edilemeyeceği, işçinin iradesinin tam olarak özgür olduğundan bahsedilemeyeceği, irade özgürlüğünün olmadığı yerde ise sözleşme özgürlüğünü mutlak bir şekilde savunmak doğru olmayacağı, işe girerken teminat senedi olarak alınan 10,000,00 TL bedelli senedin geçersiz olduğu, haciz aşamasında ödendiği iddia edilen 1.000,00 USD'nin ödendiğinin yazılı delille davacı tarafça ispat edilmediği gerekçesiyle bononun iptaline ilişkin davasının kabulüne, haciz aşamasında ödediğini iddia ettiği 1.000,00 USD nin istirdadına yönelik talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında imzalanan 04.01.2007 tarihli ve belirsiz süreli iş sözleşmesinin 1.20 maddesinde Personelin iş akdini kendi isteği ile sona erdirmesi halinde işi öğrenmesi bakımından verilen eğitim maliyetlerini hiçbir ihbar ve ilama gerek olmaksızın ödeyeceği, 1.21 maddesinde Personelin ağır hastalık nedeni dışında hiçbir nedenle sözleşmenin yürürlüğe girdiği yılı takip eden yılın 1 Aralık tarihinden önce iş akdini kendi rızası ile feshedemeyeceği, personelin iş akdini 1 Aralık tarihinden önce feshetmesi halinde son brüt ücretinin 20 katını hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın derhal nakden ve defaten cezai şart olarak ödeyeceği, yine aynı sözleşmenin 1.22. maddesinde Personel iş bu hizmet sözleşmesini kendi isteği ile sona erdirmesi halinde yukarıdaki bentlerde sayılan işverene ödemekle yükümlüğü bulunduğu mali sorumlulukların teminatı olarak iş bu sözleşmeyi imzası anında tarihsiz boş bir senet tanzim ederek verecektir şeklinde kurallara yer verilmiştir. Davaya konu senedin cezai şart, eğitim gideri ile ihbar tazminatı yönlerinden işçinin mali sorumluluklarını güvence altına almak için imzalandığı iş sözleşmesinin belirtilen düzenlemelerinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, cezai şartın tek taraflı oluşu sebebiyle geçersiz sayılması doğru ise de, işçiye verilen eğitim gideri ve ihbar tazminatı yönlerinden davacı işçinin borçlu olup olmadığının değerlendirilmemiş oluşu hatalıdır.
Dosya içeriğine göre davacı işçi işyerinden istifa ederek ayrılmış ve işverene ihbar öneli tanımamıştır. Ancak davacıya verilen eğitim giderleri yönünden bir belge dosya içinde yer almamıştır. Mahkemece, davacı işçinin işverene ödemesi gereken ihbar tazminatı ile varsa eğitim giderleri bakımından sorumlu olup olmadığının değerlendirilmemiş oluşu ve bu yönleri teminat altına alan senetten dolayı davacı işçinin kısmen borçlu olup olamayacağı noktasında bir karar verilmemesi hatalıdır.
3- Davacı işçi senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti yanında senetle ilgili takip sırasında alacaklı vekiline ağabeyi tarafından ödenen 1.000,00USD nin tahsilini de talep etmiştir. Mahkemece bu yönde yazılı delil olmadığı gerekçesiyle tahsile dair isteğin reddine karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan haciz işleminin uygulandığını gösteren belge ekinde alacaklı vekiline borçlunun kardeşi tarafından 1.000,00USD ödendiğine dair makbuz yer almaktadır. Mahkemece 2 nolu bozma nedenleri yönünden yapılacak inceleme ve araştırmanın ardından davacı işçinin senetten dolayı kısmen borçlu olup olmadığının tespiti ile makbuz yönünden de bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 900.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy