(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, isnad edilen eylemin çok ağır olduğunu, işverence yeterli araştırma yapılmadan sözleşmenin sona erdirilmesi yoluna gidildiğini, kullandığı kamyona işverenin Balatçık deposundan kaçak motorin doldurulduğunu, ertesi gün depoya yeni motorin geldiğini, bu yüzden kamyondaki ve depodaki motorinin rafineri değerlerinin farklı çıktığını, davacının deposunda kaçak motorin olduğunu bilse yolda bunu boşaltıp yerine rafineri çıkışlı motorini koyabilecek durumda olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yük taşıdığı kamyonda ihbar üzerine alınan numunede kaçak motorin kullanıldığının anlaşıldığını, feshin 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi gereği haklı nedene dayandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının Balatçık işletmesinden aldığı mazotu yolda pazarlayarak aracına kaçak mazot koyduğuna yönelik bir delil bulunmadığı, böyle bir eylemi gerçekleştirmiş olması halinde numune vermek üzere Afyon Tekel Başmüdürlüğüne ulaşana kadar durumdan şüphelenip araçtaki mazotu kaçak olmayacak şekilde eski hale getirmesinin mümkün olduğu, araçtaki mazotu satıp ucuz ve kaçak mazot aldığına dair bir delile rastlanmadığı, tanker şoförü olan davacı ve arkadaşları hakkında bu olayla ilgili olarak cumhuriyet savcılığınca soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itirazın da reddedildiği, işverenin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçinin bir suç işlediğinden veya sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğundan şüphe ediliyor ve bu yüzden taraflar arasında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmişse, şüphe feshinden söz edilmektedir. Şüphe, fesih anında mevcut belirli objektif olay ve belirtilere dayanmalıdır. İşverenin sırf sübjektif değerlendirmesi yeterli olmayıp, yapılan incelemede işçinin şüphe edilen eylemi işlediğinin büyük bir ihtimal dahilinde olduğu sonucunun ortaya çıkması gerekir.
Somut olayda, işverende, davacının görevlendirilmesinin ardından jandarmaya gelen Tekel'e ait kamyon şoförleri tarafından mazot satıldığı ihbarı üzerine başlatılan soruşturma ile aracın deposundaki mazotu satarak yerine kaçak mazot koyulduğu kuşkusu, ilgili şikayet, ayrıntılı idari soruşturma raporu içeriği ile doğmuştur. İşveren davacı işçinin savunmasını almış, durumu açıklığa kavuşturmak üzere müfettiş incelemesi yapılmıştır. Davacı işçinin davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır, artık işverenden bu işçi ile birlikte çalışması beklenemez. Bu durum haklı fesih nedeni olmamakla beraber geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilerek, davanın açıklanan gerekçeyle reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 56.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 25.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy