(4688 S. K. m. 14, 25)
Dava: Davacı, sendika üyeliğinin gerçekleşmediğinin tespiti ve haksız kesilen üyelik aidatının iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, Y. İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yaparken, 08.05.2007 tarihinde sendika üyeliğini öğrendiklerini, siyasi kimliği tüm eğitim camiası tarafından bilinen ve siyasi kimliğini öne çıkaran davalı sendikaya haksız ve kanunsuz üye yapılmalarının yayılmasının olumsuz tepkilere yol açtığından söz ederek sendika üyeliğinin bulunmadığının tespiti, üyelik kayıtlarının mutlak butlan sebebiyle iptaline ve kaydın defterden terkinine, üyelik aidatının geri verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davacıların üyelik kartlarının bulunmadığı nedeniyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların davalı sendika üyesi olmadıklarının anlaşılması nedeniyle sendika üyeliklerinin iptaline ilişkin istemin reddine; sendika üyesi olmadıklarının anlaşıldığından davacıların maaşından kesilen aidatların sendikadan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince, sendika üyeliklerinin bulunmadığına ilişkin tespit hükmü kurulamayışı nedeniyle temyiz edilmiştir.
Tespit davası bir hukuki ilişkinin var olup olmadığını belirler. İstemde bulunanın hukuki yaran olması gerekir. Başka bir anlatımla hukuki ilişki ve hukuki yarar dava şartıdır.
Eda davasında, davacı davalının bir iş yapmaya bir şey vermeye mahkum olmasını ister. Hukuki yararının bulunması gerekir. Eda davasının kabulüne ilişkin hükümde, tespit ve eda hükmü birlikte verilmelidir.
4688 Sayılı Kanun Görevlileri Sendikalar Kanunu prosedürel, disiplin hükümleri içerir ve ağırlıklı olarak mutlak emredici hükümler ihtiva eder. Kanun koyucu yasanın birinci maddesindeki kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerin korunması ve geliştirilmesi amacını bu yolla gerçekleştirmeye çalışmıştır.
Somut olayda Yasanın 14. maddesine göre üyelik yok ise de 25. madde doğrultusunda üyelik aidatı alınmıştır.
Davalı sendika aidatın iadesine ilişkin kararı temyiz etmeyerek bu olguyu kabul etmiştir.
Şu halde mahkemece verilecek kararda davacıların sendika üyeliği bulunmadığının tespitine karar vermek gerekir. Bu yolla davacı tarafından dava dilekçesinde belirttiği fayda gerçekleşecektir. Üyelik aidatı, üyeliğin bir sonucu olarak ikincil bir sonuçtur. İlkinin karinesidir. Bu nedenle aralarında kurulmuş olan bu ilişkinin talep gibi sendika üyeliğinin bulunmadığının tespitine ilişkin kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy