(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayandığını, işverenin işyerindeki sendikalı işçi sayısını azaltmayı, sendikal çoğunluğu ortadan kaldırmayı amaçladığını, Uşak'taki iplik ve dokuma bölümünün tamamen kapatılmadığını, işverene ait bazı makinelerin çıkışı verilen ve sendikadan istifa ettirilen işçilere muvazaalı olarak devir yapılmış gibi gösterildiğini, işverence bu makinelerde fason mal yaptırılmaya devam ettirilirken merkezdeki işçilerin çıkarıldığını, geride kalan işverene ait makinelerde diğer makineleri devralan işçilerin çalıştırılmaya devam edildiğini, başka şirketlere de muvazaalı olarak fason mal üretimi yaptırıldığını, işyerine yeni alınan işçilerin yerine daha kıdemli olan davacının çalıştırılmasının mümkün olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının 1 yıllık ücret seviyesinden belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, feshin geçerli nedene dayandığını, sendikalı sendikasız ayırımı yapılmadığını, satılan makinelerin iplik bölümü ile ilgisi olmadığını, uzun zaman önce işyerindeki bir miktar dokuma tezgahının işin gereği olarak satışa çıkarıldığını, bu bölümde çalışan ve iş sözleşmelerine dokumaların satılması nedeniyle son verilecek bazı işçilerin dokumaların bir bölümüne talip olduğundan, bu kişilere satış yapıldığını, akabinde de bu kişilerin işverene ait Uşak merkezde bulunan kiralık işyerini kiralayıp orada kendi adlarına üretim yapmaya başladıklarını, fason üretim yaptırılmasının söz konusu olmadığını, o bölümde fesih tarihinde işçi fazlalığı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kapandığı iddia edilen işyerinin iddia edildiği gibi muvazaalı olarak işten çıkarılan işçilere devredilip edilmediği hususuna ilişkin delil elde edilemediği, işyerinin fason üretim durumunun bilirkişilerce incelendiği, işyerine yeni eleman alınmadığı, davacıdan sonra işyerine giren işçinin bulunmadığı, satış verilerine göre şirketin satış hacminin yıllar itibariyle düşüş gösterdiği, davacının çalıştığı bölüme alınan işçi bulunmadığı, işe ilk giren çok çıkar ilkesine de uyulduğu, davacının haklı nedenle işten çıkarıldığı, daha sonra da işçi çıkarmanın devam edildiği, sendikalı sendikasız ayırımı yapılmadığı, fason mal üretiminin işçi çıkarımını engellemeyecek düzeyde olduğu, fazla mesai ile ilgili somut veriler elde edilemediği, işverenin ekonomik çıkarlarını düşünerek bölüm kapatma nedeniyle buradan çıkardığı işçileri başka bölümlerde değerlendirme olanağının da olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi dokuma bölümünde battaniye üretim kapasitesinin azaltılması nedeniyle feshedilmiştir. İşyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinde toplu çıkarmalarda uyulacak sıralama olarak deneme süresini doldurmamış işçiler, emekliliği gelmiş olanlar, verimi az ve sicili bozuk olanlar ile işe son girenler olarak düzenleme getirilmiştir. Davacının çalıştığı dokuma bölümünde davacıdan daha sonra 1.9.2003 tarihinde işe girmiş olan S. Ç. isimli işçinin fesih tarihinde çalışmaya devam ettiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu anlamda fesihte toplu iş sözleşmesinde yer alan kıdem sıralamasına ilişkin düzenlemeye uygun davranılmamıştır. Diğer taraftan bilirkişi raporuna göre 2006 yılının nisan ayı sonrası her ay bazı firmalara fason üretim yaptırıldığı da belgelerden anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmamaktadır, işçinin işe iade isteğinin kabulü gerekir.
Davacı tarafından da feshin sendikal sebeple gerçekleştirildiği hususu kanıtlanamamıştır. Aynı mahkemenin Dairemizin 2009/21753 E nolu ilamı ile onanmış olan 2009/1233-126 sayılı kararı da işe iadeye ilişkindir. Söz konusu emsal dosyada da benzer gerekçeyle iş sözleşmesi feshedilmiştir, delil durumu ve bilirkişi kurulu raporu da aynı mahiyettedir.
Kabule göre de, işverenin işin, işyerinin ve işletmenin gereklerine dayanarak iş sözleşmesini feshetmesi 4857 sayılı yasanın 18 vd maddelerine göre ancak geçerli fesih nedeni sayılabilir. Mahkemenin gerekçesinde yer alan haklı fesih sebeplerinden değildir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 130.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1000.00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 01.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy