(4857 S. K. m. 41, 46, 57)
Dava: Taraflar arasındaki, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A. K. ile karşı taraf adına Avukat M. G. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, ilk olarak Mart 1991 - Ağustos 1992 yürürlük süreli sözleşmeyle davalı işyerinde çalıştığını, daha sonra işten çıkartıldığını, yeniden 22.05.1996 tarihinde işletme müdürü olarak çalışmaya başladığını, belirli süreli hizmet sözleşmeleri imzalandığını, Kasım 2004 tarihinde emekli olduğunu ancak işyerinde çalışmaya devam ettiğini açıklamıştır. Davacı, 18.12.2006 tarihli dilekçesiyle işyerinde çalıştığı dönem içerisinde hak ettiği fazla mesai, hafta sonu, dini ve resmi bayram tatillerinde yaptığı çalışmaların karşılığını istediğini, davalı işyeri adına personel şefi ve muhasebe şefi tarafından 2002-2006 yılları arası fazla mesai tablosu düzenlendiğini, bu tabloyla alacaklı olduğunun davalı işverence kabul edildiğini, davalı vakfın 02.02.2007 tarihinde davacı ibraname imzalatılmak istendiğini, davacının da ibranameye kayıt düşerek imzaladığını, davacının alacağı bulunduğunu ileri sürerek; fazla çalışma ücreti, resmi ve bayram günlerindeki çalışma ücreti ve hafta tatili ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, talep edilen alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının işletme müdürü olarak tesisin sevk ve idaresinde tek ve tam yetkili olduğunu, işin sağlıklı yürütülmesinden sorumlu olduğunu, ücretinin de buna paralel olarak belirlendiğini, davacının emekli olduğunda tüm haklarını aldığını, 08.12.2004 tarihli ibraname verdiğini, bu dönemden önce alacağı kalmadığını, dava konusu yapılan alacaklar bakımından da bu ibranamenin davacıya bağlayacağını, işletme müdürü olarak verdiği ibranamenin kapsam ve sonuçlarını bilmesi gerektiğini, davacının görev yaptığı tesiste mevsimlik çalışma yapıldığını, sezon dışında fazla mesai ve sair hizmet yapılmasına gerek duyulmadığını, davacının tek başına değil, yardımcısının da bulunduğunu ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tartışma konusu yapılan ibranamenin altındaki meşruhatın sonradan yazıldığı, davacı vekilinin bu beyanından anlaşıldığından, bu meşruhatın geçersiz olduğu ve ibranamenin meşruhat bulunmayan haliyle değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. anlaşılmıştır. İbranamenin fazla çalışma bölümünde (0) yazılı olmasına rağmen metin içinde fazla çalışmaların ödendiğinden söz edildiği ancak üst düzey yönetici olması sebebiyle fazla çalışmaya hak kazanılmadığının da ileri sürüldüğü belirtilerek çelişki sebebiyle ibranameye değer verilmemiştir.
Davacı işçi, vakfa ait tesiste işletme müdürü olarak çalışmakta ise de, vakıf yönetim kurulunun emir ve talimatları doğrultusunda görev yaptığı, üst yönetimden bağımsız olarak gerek kendisinin gerekse tesisin çalışma saatlerini kendi inisiyatifinde düzenleme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişi tarafından belirlenen fazla çalışma ücretleri ile hafta tatili ve bayram genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının sezonda hafta tatili çalışmaları tanıklarca açıklanmış ise de, 08.12.2004 tarihli ibraname ekinde yer alan ve davacının imzası taşıyan tahakkuk belgesinde 145,09 TL hafta tatili ücreti ödendiği halde bu miktarın hak kazanılan tutardan düşülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy