(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret, dini bayram, resmi bayram tatili ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. U. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalıya ait işyerinde l996 yılı Temmuz ayında çalışmaya başladığını bu çalışmasının 15.7.2006 tarihine kadar sürdüğünü, yıllık izinlerini kullanamadığını, genel tatillerde çalışılmasına rağmen bunların ücretlerinin ödenmediğini, son zamanlarda maaşların da ödenmediğini, çekle ödenmek istendiğini, sigorta primlerinin de eksik ödendiğini bütün bunların karşısında iş sözleşmesini kendisinin haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının çalıştığı süre içinde yasadan doğan haklarını aldığını ve yıllık izinlerini kullandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının iş akdinin fiilen 14.06.2006 tarihinde sona ermesine rağmen mahkemece 01.07.2006 tarihi esas alınarak yıllık izin ücretinin fazla hesaplanması hatalıdır.
3- Ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda tanık beyanlarına göre hesaplama yapıldığından hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy