(193 S. K. m. 25) (4857 S. K. m. 20, 21, 57)
Dava: Davacı, işe iade tazminatı, vergi kesintisi alacağı ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işveren tarafından iş akdinin haksız feshedilmesi nedeni ile açmış olduğu işe iade davası sonucunda işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 6 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verildiğini, ilgili ilamın Yargıtay 9.HD'nin 06.02.2006 gün ve E.2006/1050, K.2006/2413 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine süresi içerisinde işe başlatılmak için işverene başvurduğunu ancak işe başlatılmadığını, işveren tarafından işe iade tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılarak ödendiğini ayrıca yıllık ücretli izin fark alacağının da ödenmediğini ileri sürerek işe iade tazminatı vergi kesintisi alacağı ve yıllık izin ücreti fark alacağına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; 193 sayılı Gelir Vergisinin 25.maddesindeki vergiden muaf kazançlar arasında iş güvence tazminatının yer almadığını, ayrıca 4 aylık boşta geçen sürenin ilavesiyle de davacının son yıl için yıllık izine hak kazanamadığını ileri sürerek davanın reddi talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, tazminat alacaklarından işverenin gelir vergisi kesintisi yapmaması gerektiği, 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesi ile iş sözleşmesinin 09.02.2006 tarihinde feshedilmiş kabul edileceği ve bu tarihte ücret üzerinden yıllık izin ücretinin hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık işe başlatmama tazminatından gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davalı işveren vergi sorumlusu olup, davacı vergi yükümlüsü adına anılan tazminattan gelir vergisini keserek ödeme yapmıştır. Davalı işveren uygulaması Maliye Bakanlığının 28.6.2005 gün ve GİB 042/4207-44/27873 sayılı ve 3.8.2007 gün ve B.7.1.GİB.0.03.43/4305-182/069750 sayılı Özelgelerine uygun olup sözü edilen yazılarda işe başlatmama tazminatının gelir vergisine tabi olduğu vurgulanmıştır. Danıştay 3.Dairesinin 15.2.2007 gün ve 2006/3799 E, 2007/414 K. sayılı kararı ve Dairemizin 25.4.2008 gün ve 2007/16610 E, 2008/10304 K.sayılı kararları işe başlatmama tazminatından gelir vergisi kesilmeyeceği yönünde olsa da, soruna işveren açısından bakıldığında davalı işveren Maliye Bakanlığı Özelgelerine uymak durumundadır.
Öte yandan 16.6.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı yasa ile 193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmış ve işe başlatmama tazminatı gelir vergisi istisnaları arasında gösterilmiştir. Aynı yasa ile 193 sayılı gelir vergisi kanununa eklenen geçici 77 maddede ise, Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır şeklinde kurala yer verilerek daha önce kesilen gelir vergisi ile ilgili iade esasları belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre daha önce kesilen gelir vergisi tutarları vergi yükümlüsüne iade edilecektir.
Somut olayda; vergi yükümlüsü davacı işçi olup, davacının fazla ödenen vergiyi ilgili vergi dairesinden talep etme hakkı vardır. Yasa, vergi sorumlusu olan davalı işverene iadeye dair bir düzenlemeye yer vermemiştir. Bu durumda davalı işveren tarafından vergi tutarı kadar miktar biri vergi dairesine diğeri işçiye olmak üzere iki kez ödenmiş olacaktır. Yine mahkemece verilen karar kesinleştiği taktirde davacı işçi işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tutarı kadar bir miktarı biri işverenden diğeri ilgili vergi dairesinden olmak üzere iki kez talep edebilir durumda olacaktır. Davacı işçi vergi iadesi tutarını ilgili vergi dairesinden talep edebileceğine göre mahkemece bu şekilde mükerrer yararlanmaya dair hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy