(818 S. K. m. 126)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, kötü niyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı davalı şirketlere ait işyerinde 1984 - 31.12.2004 tarihler arası kesintisiz çalıştığını, her iki şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğunu, muvazaalı olarak davalı şirketlere giriş çıkış gösterildiğini, müdür olarak göreve başladığını, yapılan baskılar neticesi işten ayrılmak zorunda bırakıldığını, saat 08:00 - 23:00 arası çalışarak günde 2-3 saat fazla çalışma yaptığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı; davacının 01.10.1985 tarihinde davalı G. Turizm Seyahat Ve Taşıma Hiz.Tic.Ltd.Şti'nde işe başladığını 05.07.1995 tarihinde davalı A. Tur Seyahat Ve Taşıma Hiz.Tic.Ltd.Şti'nde işe başladığını, davacının işyerini terk ederek işe gelmediğini, hizmet süresinin askerlik, işyerinin kapanması, kendi isteği gibi nedenlerle kesintili olduğunu her ara vermede tüm haklarının ödendiğini, 31.12.2004 de mazeretsiz olarak işe gelmediğini, asgari ücretli olduğunu fazla çalışma yapmadığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddia ettiği 01.10.1985 - 31.12.2004 tarihler arası askerlik süresi dışında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalı şirketlere ait işyerinde 1984 - 31.12.2004 tarihler arası kesintisiz çalıştığını, iddia etmiş, davalılar vekili davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, hizmet cetvelindeki gibi kesintili olarak çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece davacının 01.10.1985 - 31.12.2004 tarihler arası askerlik süresi dışında davalı işyerlerinde kesintisiz çalıştığı kabul edilerek yapılan hesap raporuna itibarla dava konusu tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Davacı davalı şirketlerin Ankara ve İstanbul illerindeki işyerlerinde 1985 yılından 2004 yılı sonuna kadar 17 yıldan fazla süre çalışmış olup, dinlenen davacı tanıkları da davacının tüm çalışma süresince aynı işyerinde çalışan işçiler değildir. Bu nedenle davacının çalışmasının kesintili olup olmadığını bilecek durumda değildir. Buna göre davacının çalışma süresinin kesintisiz olduğu ispat edilmiş değildir. Davacının dava konusu hak ve alacakların hizmet cetvelindeki süreye göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı olsa dahi, ihbar tazminatına hak kazanamaz. Davacı iş sözleşmesini işverence baskılar sonucu kendisi feshettiğini iddia ettiğine göre ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4- Davacı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davasını 04.06.2008 tarihinde ıslah etmiştir. Davalı işveren vekili, ıslaha karşı süresinde verdiği 20.06.2008 günlü yazılı itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Borçlar Kanunun 126/3 maddesine göre işçi ücretlerine ilişkin davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Fazla çalışma alacağı bu tür alacaklardandır. Zamanaşımının başlangıç tarihi, hak edildikleri yani doğdukları tarihtir. Bu nedenle ıslahla talep edilen fazla çalışma alacağı, ıslah tarihinden geriye doğru 5 yılın dışında kalan kısmı zamanaşımına uğramıştır.
Mahkemece ıslahla talep edilen ve zamanaşımına uğramayan fazla çalışma ücret alacağı gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak belirlenmeli ve oluşacak sonuç doğrultusunda fazla çalışma ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece ıslaha karşı yapılan zamanaşımı defi dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy