(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram, genel ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı şirkette 07.11.2003-10.09.2005 ve 23.02.2006-17.6.2007 tarihleri arasında iki ayrı dönem itibari ile çalıştığını, her iki çalışma dönemine ait hizmet süresinin SGK' na eksik bildirildiğini ve iş akdinin işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 14.09.2006- 17.6.2007 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet süresinin 1 yıldan kısa olması nedeni kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanamayacağını, iş akdinin davacı tarafından sonlandırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının çalışma süresi yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece beyanları tespit edilen davacı ve davalı tanıkları davacının 1. ve 2. çalışma süresi hususunda net bir beyanda bulunmamışlardır. Tanık anlatımlarına göre davacının çalışma süresi bakımından bir sonuca varılamamaktadır.
Davacının 1. çalışma döneminin tamamının, 2. çalışma döneminin ise bir bölümünün SGK 'ya bildirilmediğini kayıt dışı çalıştırıldığını ileri sürdüğü dikkate alınarak, uyuşmazlık konusu çalışma süreleri içerisinde, işverence SGK'na verilen dönem bordroları ve aylık hizmet bildirgeleri getirtilerek resen belirlenecek bordro tanıklarının bilgilerine başvurulmalı ve dosya kapsamı yeniden değerlendirilmeye tabii tutularak hizmet süresi belirlenmeli, gerekirse tespit edilecek hizmet süresi itibari ile bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy