(4857 S. K. m. 25/II)
Dava ve Karar : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.09.2004 tarihinden 26.09.2006 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı ve izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bir müddet müvekkiline ait işyerinde çalıştığını, davacının mesai saatleri içinde uyuduğunu ve zaman zaman da çalıştığı tezgahın başından ayrılarak uzun zaman oyalandığını, bu yüzden bir kaç defa kendisinin sözlü olarak uyarıldığını, en son 26.09.2006 günü şirket temsilcisinin davacıya işlerin yavaş gittiğini söyleyip bir işin en geç saat 19.30 a kadar bitirilmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine davacının ağza alınmayacak küfür ve hakaretlerle şirket müdürüne saldırdığını, diğer şirket ortağı E. C.'ın müdahale etmesi üzerine E. C.'ı da yaraladığını, olayın polise intikal ettiğini, iş akdinin bu nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının davalıya ait işyerinde 2 yıl, 25 gün çalıştığı, davacının işi yavaş yaptığı konusunda tartışma çıktığı, davacının normal çalıştığı, işin yavaş çıkmasının çalıştığı tezgahtan kaynaklandığı, tezgahın otomatik olduğu, olayın Ramazan günü meydana geldiği, davacı ile H. N. K.'nun fazla mesaiye bırakıldığı, olayın bu sırada meydana geldiği, davacının işyerinde uyuduğu ve işi yavaşlattığı iddiasının doğru olmadığı, esasen Eyüp 2 Sulh ceza mahkemesinde davacı hakkında M. C. ve E. C.'a karşı yaralama ve tehdit suçundan dava açıldığı, sanığın beraatine karar verildiği, böylece davacının iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatını hak etmeyecek şekilde iş akdinin feshedildiğinin ispatı davalı işverene düştüğü halde bu hususun davalı tarafından ispat edilemediği ve davacının kıdem ile ihbar tazminatı talep hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalının Aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş akdinin davalı tarafından feshedilmesinin haklı olup olmadığı ve bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence haksız ve ihbar önellerine uyulmaksızın sona erdirdiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı işveren ise davalı işyeri ortakları E. C. ve M. C.'a etkili eylemde bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin derhal feshi yoluna gidildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunmuştur.
Yerel Mahkemece, davacının yaralama suçundan beraat ettiği, bu durumda işverence İş Kanunun 25/II maddesi uyarınca gerçekleştirilen feshin haklı olmadığı görüşü ile kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada sureti mevcut Eyüp 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/490 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davacının, E. C. ve M. C.'ı yaralamak suçlarından cezalandırıldığı ve işverence yapılan feshin haklı olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy