(4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi T. Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 01.12.1997 tarihinde Bursa Bölgesi'nde Tıbbi Tanıtım Temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 13.01.2009 tarihinde 4857 Sayılı İş Kanunu 25. maddesi uyarınca sona erdirildiğini, işletmenin, işin gereklerinden ve davacıdan kaynaklanan herhangi bir haklı ve geçerli neden bulunmadığını, iş sözleşmesinin sona erdirilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, çalışılmayan süreye ilişkin 4 aylık ücret ve diğer sosyal hakları ile işe başlatılmadığı takdirde 8 aylık ücreti tutarı iş güvencesi tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.12.1997-13.01.2009 tarihleri arasında müvekkili şirkette tıbbi mümessil olarak görev yaptığını, davacının 10.11.2008 tarihinde Bölge Müdürü A. A.'ı telefonla arayarak; kariyer beklentisinin gerçekleşmemesi sebebiyle işine olan ilgisinin azaldığını, kendisini eskiden olduğu gibi işine veremediğini, bu durumun hem kendisine hem şirkete zarar vermeye başladığını, işini yapacak motivasyonunun kalmadığını, istifa etmek istediğini, bundan sonra eşiyle birlikte cafe işletmek istediğini beyan ederek ertesi gün istifa dilekçesini vermek üzere şirkete geldiğinde tazminatlarını talep ettiğini, istifa eden işçiye tazminat ödenmeyeceği söylendiğini, bu konuda yazılı savunma istendiğinde, yanlış anlaşıldığını, istifa etmek gibi bir niyetinin olmadığını beyan etmesi üzerine davacıdan yazılı savunma alındığını ve 03.12.2008 tarihli yazı ile uyarıldığını, ancak 09.01.2009 tarihinde davacının bölge müdürünün cep telefonuna, Cafe işi olsun olmasın -ki olması için tüm gücümü kullanıyorum- mümessillik ruhunun öldüğünü belirterek evin alt katını ihraç fazlası mağaza olarak açacağını belirten, hukuki içerik olarak istifa anlamına gelebilecek kısa mesaj gönderdiğini, bu mesaj ile daha önce yalan söylediğinin ortaya çıktığını, bu şekilde işverenin güvenini kötüye kullanıp doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması sebebiyle iş akdinin 4857 Sayılı Yasanın 25/II Md. uyarınca sona erdirildiğini, müvekkili şirketin fesihte haklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından, kariyer beklentisi gerçekleşmeyen davacının bölge müdürüne gönderdiği mesajında kırgınlığını bildirdiği, istifa niteliğini taşıyan bir beyanının olmadığı, işyerine verdiği yazılı savunmasında da bunu açıkça belirttiği, bu savunmadan sonra işine devam etmesi yönünde karar alınan davacının daha sonraki mesajının iş akdinin feshini gerektirecek hiçbir beyan ve içerik taşımadığı anlaşılmış olup, bu nedenle işverence gerçekleştirilen feshin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı takdir ve sonucuna varılarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücreti tutarınca belirlenmesine, davacının kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekili temyiz etmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakki doğar Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerinde ki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, davacının 10.11.2008 tarihinde bölge müdürünü telefonla arayarak istifa etmek istediğini ve iş hayatını eşiyle birlikte cafe açarak ve işleterek devam edeceği şeklinde beyanda bulunduğu iddiasına istinaden alınan yazılı savunmasında bunun gerçeği yansıtmadığını veya yanlış anlaşılmaktan kaynaklandığını belirttiği, 09.01.2009 tarihinde Bölge müdürüne ait cep telefonuna, cafe işi olsun olmasın mümessillik ruhunun öldüğünü, evin alt katını mağaza olarak açacağını şeklinde mesaj gönderdiğinin sabit olduğu, davacının bu şekildeki davranışının iş akışını bozucu nitelikte olup artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemeyeceğinden, fesih geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1 - Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN
KALDIRILMASINA,
2 - Davanın REDDİNE,
3 - Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4 - Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 98.30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5 - Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1000 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6 - Davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 12.11.2010 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy