(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57) 1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili davacının iş akdinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini beyanla ihbar ve kıdem tazminatı ile günlük 13 saat çalışması nedeni ile ödenmeyen fazla mesai ücretinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının iş akdini kendisinin haksız olarak feshettiğini, işyerinde vardiyalı çalışma olduğundan fazla mesai yapmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının iş akdinin fazla mesai ücretlerinin ödenmesini talep etmesi nedeni ile haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi nedeni ile ihbar ve kıdem tazminatı ile bilirkişi raporunda belirli fazla mesai ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından fazla mesai ve ihbar tazminatı yönünden temyiz edilmiştir.
a) Dosya kapsamına, davacı ile birlikte aynı istemlerle ve aynı nedenle dava açan diğer işçilere ilişkin davalarda verilen kararlara ve tanık anlatımlarına göre davacının fazla mesai ücretinin ödenmemesi ve ödenmeyeceğinin beyan edilmesi nedeni ile iş akdini feshettiği anlaşıldığından hizmet akdini haklı nedenle de olsa fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilmeden ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
b) Dosyaya sunulan davacının imzası bulunan ücret pusulaları ile bordroların bir kısmında davacı için tahakkuk ettirilmiş fazla mesai ücreti mevcuttur. Hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinden fazla mesai tahakkuku bulunan bu ayların hesaplama dışı bırakılıp bırakılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu hususta bilirkişiden gerekirse ek rapor alınarak bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,14.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy