(4857 S. K. m. 24) (6100 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, bayram tatili ve hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, son zamanlarda kendisinden olağan dışı fazla çalışma istendiğini, buna karşı çıkması üzerine davalı tarafından işine son verildiğini, hiç izin kullanmadığını, buna ilişkin ücretini de almadığını, dini bayramların ilk iki günü çalışmadığını, diğer günlerde ise tam gün çalıştığını, cumartesi ve pazar günleri istisnasız bir şekilde tam gün çalıştığını, zamlı ücretlerinin ve fazla mesai ücretlerinin hiçbir zaman ödenmediğini belirtmiş ve haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatının, ayrıca kullanmadığı yıllık izinlere, genel tatillere, hafta tatiline ve fazla çalışmaya ait ücretlerin ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kız kaçırdığını, bu nedenle işten kendisinin ayrıldığını belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel mahkeme, dinlenen bir kısım tanıkların davacının bir kadını alarak gittiğini doğruladığına, bunun davacı açısından iş akdinin feshi niteliğinde olduğuna, böyle hallerde işçinin kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğine, ancak işçinin geçmiş ay ve yıllara yönelik olarak fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili gibi işçilik alacaklarının süresinde ödenmediği takdirde, işçinin 4857 sayılı iş yasasının 24/II-e maddesi gereğince iş akdini feshedebileceğine, böyle hallerde işçinin ihbar tazminatı isteyemeyeceğine, ancak kıdem tazminatı ile geçmişe yönelik işçilik alacaklarını işverenden isteyebileceğine kanaat getirmiş, ihbar tazminatı talebinin reddine, kıdem tazminatı, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin ile hafta tatili ücretleri talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Davalı, cevap dilekçesinde belirtilen hususları tekrar etmiş ve davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını belirtmiş ve yerel mahkeme tarafından verilen kararı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında hizmet akdinin feshi konusu ihtilaflıdır.
Davacı iş akdinin haksız olarak davalı tarafından feshedildiğini belirtmiş, davalı ise davacının kız kaçırıp yaptığı eylemden dolayı iş yerinden ayrılarak iş akdini feshettiğini savunmuştur.
Mahkemece, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdinin işçi tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatına hükmedilmiştir.
1086 sayılı HUMK m. 74 (6100 sayılı HMK m. 25 vd.) uyarınca yargıç her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şey hakkında karar veremez.
Davacı bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle akdi feshettiğini dava dilekçesinde veya dava sırasında ileri sürmemiştir. Aksine davacının kız kaçırması nedeniyle iş yerini terk edip ayrıldığı dosyadaki tanık anlatımları ve diğer delillerle sübut bulmuştur. Bu nedenle iş akdini işyerini terk ederek haksız bir şekilde fesheden davacı olup, ileri sürülmeyen gerekçelerle hüküm kurulup kıdem tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacının talep ettiği fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücret alacakları ile ilgili talepleri açısından bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de incelenen bilirkişi raporu dosyadaki tanık beyanları ile uyumlu olmayıp, denetime elverişli bulunmadığından, bu bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece duraksamaya yer vermeyecek şekilde denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınıp, usulü kazanılmış hak ilkesi de göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy