(4857 S. K. m. 17, 25, 41, 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işyerinde başka bir işçiye tacizde bulunduğu gerekçesiyle işverence feshedildiğini, bunun doğru olmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti ve genel tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinde başka bir işçiye tacizde bulunduğunu, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı avukatı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesini fesihte işverenin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 Sayılı Kanun'un 25/II-c-d maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması ya da sataşması durumunda işverenin iş akdini bildirim süresine uymaksızın haklı olarak fesih imkanı doğmaktadır.
Somut olayda, işyerinde çalışan işçi M. Y.'ın 21.03.2007 tarihli dilekçesiyle davacının kendisine arkadaşlık teklif ederek rahatsızlık verdiğini, cep telefonuna ahlaksız mesajlar gönderdiğini, işyerinde elini tutmaya çalıştığını ayrıca tehditlerde bulunduğunu, elle tacizde bulunmaya teşebbüs ettiğini, bu nedenle davacıdan şikayetçi olduğunu davalı işverene belirtmesi üzerine, 22.03.2007 tarihinde davacının savunmasının alınmak istendiği fakat bundan imtina ettiği ve sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
M. Y. 09.04.2007 tarihinde de Sincan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında cinsel taciz suçlamasından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, fakat kişilerin huzur ve sükununu bozmaktan kamu davası açılmıştır. Ceza davasında davacı her ikisi de bekar olduğundan M. Y.'a arkadaşlık teklifinde bulunduğunu bu nedenle birkaç kere telefonla M.'yi aradığını kabul etmiştir. Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde davacının işyerinin diğer bir işçisine karşı davranışlarının sataşma boyutuna ulaştığı, davacı işçinin bu davranışları sebebiyle davalı işverenin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, yargılama sırasında davacı vekilince sunulan 22.03.2007 tarihli suçlamaların asılsız olduğuna ilişkin M. Y.'a ait olan dilekçeye dayanılarak feshin haksız olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy