(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Taşdelen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı vekili, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı kanunun 25/II-e bendi uyarınca davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan ve işverenin güvenini kötüye kullanan davranışı nedeniyle feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının ahlak ve iyi niyet kurallarına uygun olmayan doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmayan hareketi olduğu davalı tarafından iddia edilmişse de davacının uçaktan aldığı eşyaların hangi eşyalar olduğu, ikram binasına gönderilmesi gereken içki grubundan olup olmadığının tam olarak tespit edilemediği, bu haliyle davalının fesih nedenini hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin yeterli delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında ifadelerine başvurulan davalı tanıklarının görgüye dayalı ifadeleri, olay sonrası tutulan tutanak içeri, davacının tevil yollu anlatımı nazara alındığında, işyerinde şöför olarak çalışan ve uçağa girme yetkisi olmayan davacının uçak içerisinden şirkete ait bir kısım malzemeyi alarak apron trafik görevlisine verdiği, bu davranışın ise doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliği taşıdığı ve işveren bakımından haklı fesih nedeni oluşturacağı anlaşılmakla davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1000 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 02.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy