(4857 S. K. m. 18, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davalıya ait işyerinde aksesuar satın alma sorumlusu olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının sevk irsaliyeleri ile gelen malları teslim almasına rağmen malların depoda bulunmadığının tespit edildiğini, görevini kötüye kullanarak işvereni zarara uğrattığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı hakkında hazırlık soruşturması sonucu beklenmeden ve dosya üzerinde alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanmadığı, feshe son çare olarak bakılmadığı, feshin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesinde sayılan ve haklı neden olarak belirtilen nedenler dışında, aynı kanunun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 187/b. 5 maddesi uyarınca biri hakkında verilecek kararın diğerine tesir edecek mahiyette olması halinde; birinci davanın her ne şekilde olursa olsun karara bağlanması sonucu, ikinci davanın konusu ortadan kalkacak ise, o zaman, bu ikinci davanın birinci dava sonuçlanıncaya kadar ertelenmesi, yani birinci davanın neticelenmesinin, ikinci dava için meselei müstehire - bekletici mesele yapılması gerekir. İş sözleşmesi zarar verme, doğruluk ve bağlılığa uymama gibi haklı nedenle feshedildiği savunulan ve aynı zamanda ceza mahkemesinde fesih nedeninden dolayı soruşturma yapılan veya kamu davası açılan işçinin açtığı feshin geçersizliği davasında, feshin geçerli veya haklı nedene dayanıp dayanmadığı sunulan delilerle anlaşılmadığı durumlarda, soruşturma sonucu veya ceza davası sonucu beklenmelidir.
Dosya içeriğine göre, aksesuar satın alma sorumlusu olarak çalışan davacının dava dışı firmadan sevk irsaliyesi ile gelen malları teslim aldığının kayıtlarda yer almasına rağmen, anılan malların depoda bulunmadığı, davacının işverenin güvenin kötüye kullandığı ve işverene zarar verdiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Bu olay nedeni ile davalı işverenin davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve hizmet sebebi ile suiistimal suçundan C. Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı, soruşturma sonunda iddia edilen suçtan Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı ve davacının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işverenin güvenini kötüye kullanıp kullanmadığı, işverene zarar verip vermediği, bu davranışının haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığının tespiti, ceza davasında yapılacak yargılamanın sonucuna bağlıdır. Davacı hakkındaki ceza soruşturma dosyası beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy