(4721 S. K. m. 41, 46) (5953 S. K. m. 14, Ek. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye ve yüzde beş fazla ödeme alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M. T. Ö. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.07.1993-03.11.2006 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde muhabir olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından hukuka aykırı olarak feshedildiğini, son aylık ücretinin net 843,00 TL olduğunu, davacının çalışması sırasında fazla mesai yapmasına, tüm resmi tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştırılmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izninin kullandırılmadığını, ikramiyelerinin ödenmediğini iddia ederek; izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye ve yüzde beş fazla ödeme alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının Şirket bünyesinde Diyarbakır Bürosunda muhabir olarak çalıştığını, davacının şirketi ibra ettiğini, işyerinde yasal süreler içerisinde çalıştığını, bu sürelerin üzerinde çalışma yapıldığın da ücretin eksiksiz ödendiğini, davacının iş akdinin 3.maddesine göre işverenin yazılı talimatı ve muvafakati olmadan fazla mesai yapamayacağını, yapılan fazla çalışmanın takip eden ay içerisinde işverene bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davacıya her ay bordro ile ikramiyelerin ödendiğini, bakiye izin ücretinin Kasım 2006 bordrosu ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işveren nezdinde belirsiz süreli hizmet akdi ile muhabir olarak 01.07.1993-03.11.2006 tarihleri arasında çalıştığı, bu hususların tartışmasız olduğu, davacının son aylık ücretinin brüt 783,00 TL. olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı gibi genel tatil ve hafta tatili günlerinde de çalıştığı, çalışmaların karşılığının ödendiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından imzalı ücret bordrosu ya da eş değer belge ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında gazetecinin ikramiye hakkı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinde, gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar şeklinde kurala yer verilmiştir. Görüldüğü üzere gazetecinin yasal ikramiye hakkının doğması için işverenin kar elde etmiş olması gerekir. İşverenin kar elde edip etmediği hususu tespit olunmalı, gerekirse konu ilgili vergi dairesinden araştırılmalıdır.
Gazetecinin yasal ikramiye hakkı, en az bir aylık ücret tutarında olmalıdır. Taraflar bu miktarın üzerinde bir ikramiye ödemesi kararlaştırabilecekleri gibi, işyeri uygulamasının da bu yönde olduğunun kanıtlanması durumunda, bir aylık ücreti aşan ikramiye hakkının bulunduğu kabul edilmelidir.
5953 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinde, her hizmet yılı sonundan bahsedilmiş olsa da, ikramiyeye hak kazanabilmek için en az bir yıllık çalışma koşulu aranmaz. Gazeteci yıl içinde belli bir süre çalıştığında da işyerinin kar elde etmesine katkı sağlamış olmaktadır. Bu bakımdan çalışılan süreye göre hesaplamaya gidilmelidir. Aynı yönteme bir yılı aşan çalışmalar için de başvurulması gerekir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 9. HD 9.11.2004 gün 2004/10054 E 2004/25551 K.).
İkramiye alacağı için 5953 sayılı Kanunda özel bir faiz türü öngörülmediği gibi açık bir ödeme tarihinden de söz edilmemiştir. Böyle olunca ikramiye alacağı yönünden işverenin temerrüde düşürüldüğü andan itibaren yasal faiz yürütülmelidir. İkramiye, adı geçen Yasanın 14 üncü ve Ek 1 inci maddelerinde sözü edilen günlük yüzde beş fazla ödeme kuralına da tabi değildir.
Somut olayda davacı gazeteciye her aylık ücret bordrosuyla ikramiye ödendiği tartışmasızdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan ödemenin akti ikramiye olduğu ve yasal ikramiyenin ödenmediğinden söz edilerek hesaplamaya gidilmiştir. Ancak iş sözleşmesinde yasal ikramiye dışında akti ikramiye kararlaştırılmış değildir. 5953 sayılı Yasanın 14. maddesinde sözü edilen ikramiye asgari olup, taraflarca belirtilenin üzerinde ikramiye belirlenmesi de mümkündür. Davacı işçiye yasal ikramiyenin üzerinde ikramiye ödemeleri yapılmış olmakla, ikramiye isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy