(1086 S. K. m. 432) (4857 S. K. m. 41) (1475 S. K. m. 35)
Davacı, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir. Davacı vekili kararı süresi içinde temyiz etmiş, mahkemece 3.12.2008 tarihinde verilen ek kararla hüküm altına alınan miktarın kesinlik sınırı içinde kaldığından söz edilerek HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine dair karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından sözü edilen ek karar da süresi içinde temyiz edilmiştir.
Davacı işçi halen davalıya ait işyerinde sendika üyesi olarak çalışmakta olup, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinden yararlanmaktadır. Bu davada fazla çalışma ücretlerinin toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ödetilmesi talep edilmiş, mahkemece 4857 sayılı İş Kanununun yürürlükte olduğu dönem için isteğin reddine karar verilmiş, 1475 sayılı İş Kanunun yürürlükte olduğu dönem için ise kısmen kabule dair hüküm kurulmuştur. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı işçi işyerinde çalışmaya devam etmekle mahkemece verilen kararın ileriye dönük sonuçları da ortaya çıkacaktır. Somut olayın özelliği dikkate alındığında mahkemece verilen kararın kesin olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinde verilen 3.12.2008 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dosya ve ekleri incelendi, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 23.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy