(4857 S. K. m. 17, 19)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli neden olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmesinin haklı ve yasal nedenle 13.06.2008 tarihinde feshedildiğini, davacının görev alanına giren işler nedeniyle uyarılmasına rağmen yapmadığını, görev alanına girmeyen hususlarda diğer çalışanların iş yükünü artırdığını, davacının sorumluluğu dahilinde bulunan eğitimlerin planlanması ve personele verilmesi amacıyla Ankara Bilkent Market'te görevlendirildiğini, söz konusu görevlendirmeye ilişkin yazının tebliğ alınması istenildiği halde imzadan kaçınmak suretiyle görevlendirme yazısını tebellüğ etmediğini, görev alanına giren işleri ise kendisinin defalarca kez uyarılmasına rağmen yapmamakta ısrar ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Sendikal araştırmalar yapılmış, ilgili sendika, SGK, işyeri ve Çalışma Genel Müdürlüğü kayıtları getirtilmiş, davacının sendika üyeliğine 30.05.2008 tarihinde başvurduğu, dinlenen tanık anlatımları ve sunulan görevlendirme belgelerine göre taraflar arasında davacının marketlerde eğitim yapmasına yönelik 26.05.2008 tarihinde başlayan görev yazışmaları ve sonrası 29.05.2008 tarihli görev verilmesi sonucu ihtilaf oluştuğu belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının iş akdinin davalı işverence yazılı fesih bildirimi ile 4857 sayılı kanunun 17. maddesine dayalı olarak ve tazminatları ödenerek feshedildiği, karşılıklı fesih mutabakatı bulunmadığı, davacının halen başka işte çalışmaya başlamasının işe iade istemine engel teşkil etmediği, davalı feshinde fesih sebebinin açık ve kesin olarak bildirilmediği anlaşılmış, 4857 sayılı kanunun 19. maddesinde belirlenen fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi koşuluna uyulmadan yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı kanaati ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar vermek gerekmiş, sendikal fesih iddiası yönünden davacının görevlendirme ihtilafı sonrası sendika üyeliğine başvurmuş olması ve sendika üyeliğinden davalının haberdar olduğu iddiası ile sendikal sebeple fesih yapıldığı iddiası ispatlanamamıştır gerekçesiyle davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği ve fesih gerekçesi gösterilmeyip davacının savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Buna karşın davacı, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Dinlenen davacı tanıkları iddia doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Buna karşın, işyerinde, fesih tarihi itibari ile çalışanlardan kaç işçinin sendika üyesi olduğu, kaçının üyelikten çekildiği, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan işçi olup olmadığı, kaç işçinin iş sözleşmesinin feshedildiği ve işten çıkarılanların tamamının sendika üyesi olup olmadığı, işyerinde çalışması devam eden sendika üyesi işçiler olup olmadığı gibi hususlar dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir. Ayrıca dairemize intikal eden emsal nitelikli dosyalarda davacı tarafın, davalı işverenin sendikal faaliyetlerin önlenmesi konusunda karar aldığını belirttiği anlaşılmakla varsa buna ilişkin belgenin de ibrazı için davacı tarafa süre verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy