(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, bayram tatili, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile davacının davalı şirkete ait işyerinde 15.07.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, forklift operatörü olarak en son 765,00 TL ücret ve sosyal haklarla çalıştığını, 04.04.2008 tarihinde iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak fesih edildiğini, haftanın 6 günü 07.45-17.45 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretleri ve resmi tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, izin ücretlerinin de ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, resmi tatil ve hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacının 04.04.2008 tarihinde işbaşı yapmasına rağmen mesai saati içerisinde işyerini terk ettiğini, 05-12 Nisan 2008 tarihleri arasında işe gelmediğini, gönderilen işe davet ihtarının adres değişikliği nedeniyle davacıya ulaşmadığını, iş akdini fesh etmeye hazırlandıkları sırada dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davalı taraf her ne kadar davacının mesaisi devam ederken işyerini terk edip gittiğini, devamında işe gelmediğini, bunun üzerine davacıya işe davet yazısı gönderildiğini, ancak davacının adresinden taşınmış olması sebebiyle yazının tebliğ edilemediğini, bu nedenle iş akdinin fesih edileceği sırada dava dilekçesini aldıklarını belirtmiş ise de; davacının işi terk edip gittiğine veya devamsızlığına ilişkin belge ibraz edilmemiş, davacı tanıkları davacının işyerinden hurda çaldığı şeklindeki hırsızlık suçlamasıyla ve işverence işten çıkartıldığını, ancak işyerindeki kamera sistemi ve güvenlik elemanları sebebiyle bir malzemeyi izinsiz dışarı çıkarmanın mümkün olmadığını beyan etmişlerdir. Davalı tanığı da fabrika müdürü ile davacı arasında yaşanan tartışmayı doğrular beyanda bulunmuştur. Keza davacı 14.10.2008 tarihli duruşmadaki beyanında; bu hususa açıklık getirip; hurda çaldığı yönündeki suçlamanın doğru olmadığını, patronun küfürlü konuşan birisi olduğumu, hurdaları satın alan kişinin kendisinin suçsuz olduğunu bildiğini, patronla görüştürmek istediğini, ancak patronun kabul etmediğim, bu nedenle kızıp istifa ediyorum diyerek çekip gittiğini, ancak pazartesi günü yeniden işe gelip çalışmasını sürdürdüğünü, bir haftalık çalışma süresinde sürekli istifaya zorlandığını, kabul etmeyince işten çıkartıldığını beyan etmiş, birbirini tamamlayan bu beyanlar karşısında davacının hırsızlıkla suçlanarak işten çıkartıldığı, ancak feshin haklı nedene dayanmadığı ve davacının kıdem-ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmış ve diğer talepleri de yerinde görülerek kısmen kabul kısmen red yönünde karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının asgari ücret aldığını buna dair bordroların mahkemeye ibraz edilmesine rağmen itibar edilmediğini, iş yerine giriş çıkışlarda kart basıldığını ve bunun kayıtlarının mahkeme dosyasına ibraz edilmesine rağmen dikkate alınmayarak mesai ve fazla çalışma ücretinin yanlış hesaplandığını, kendilerinin iş aktini fes etmediğini bilakis işçinin hiçbir mazeret göstermeden ve izin almadan iş yerini terk ettiğini bununla ilgili tutanak tutularak işçiye noter vasıtası ile ihtar çektiklerini, ayrıca davacının mahkeme huzurunda ben istifa ettim ve gittim demesine rağmen mahkeme tarafından bunun dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
Somut olayda davacı iş akdinin işveren tarafından fesih edildiğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı talep etmiş ve mahkeme iş akdinin işveren tarafından haksız olarak fesih edildiğini kabul etmiş ise de,
Davacı duruşmanın 14.10.2008 tarihli oturumunda hurda çalınma iddiası ile suçlandığını, bunun üzerine kızarak istifa ediyorum, diyerek iş yerinden çekip gittiğini, daha sonra pazartesi gelip tekrar çalışmaya başladığını, bir hafta çalıştığını ve bu sürede istifaya zorlandığını kabul etmeyince işten çıkarıldığını beyan etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden dava ve cevap dilekçelerinde bu hırsızlık olayın belirtilmediği, tanık beyanlarında hurda çalınması konusunu meydana gelince davacının bu açıklamayı yaptığı anlaşılmıştır.
Tanık beyanları ve davacının kendi beyanı birlikte değerlendirildiğinde, hurda çalınması ile suçlanan işçinin terk edip gittiği, bu terkin hırsızlık olayı ispatlanamadığından haklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar pazartesi gelip bir hafta daha çalıştığını iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır.
Tüm bu nedenler karşısında iş akdinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, kıdem tazminatına hak kazanacağı ancak haklı nedenle de olsa iş akdini fesheden işçinin ihbar tazminatı hakkının bulunmadığının kabulü ile ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy