(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin ve fazla mesai ücret alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, yapılan tebligata karşın cevap dilekçesi göndermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ve izin ücreti alacağının kabulüne, fazla mesai ücreti isteminin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davalı, davacının ayrı ayrı tüzel kişiliğe sahip özel şirketlerde değişik sürelerde çalıştığını, bu şirketlerden kaynaklandığı iddia edilen kıdem tazminatının tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde, davacının 5583,00 TL net kıdem tazminatı alacaklısı olduğunun Bölge Çalışma Müdürlüğünce tespitlendiği belirtilerek bu miktar üzerinden kıdem tazminatı talep edilip yine bu miktar üzerinden harç yatırılmış olup, miktar belirtilmeksizin izin ücreti ve fazla çalışma ücretinin de hüküm altına alınmasının istenildiği ancak gerek dava açılması aşamasında gerekse yargılama sırasında bu alacaklarının kuruşlandırılıp harcının ikmal edilmediği görülmektedir.
Yerel mahkemece fazla çalışma ücret alacak talepleri reddedilmiş, bilirkişice hesaplanan izin ücreti alacağı hüküm altına alınmış ise de; eldeki davada izin ücreti ile ilgili olarak harçlandırılarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, bu alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Dava dilekçesinde mahkemece hüküm altına alınan izin ücretine yönelik faiz talebi bulunmadığı halde, izin ücreti alacağının faizi ile birlikte hüküm altına alınması ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy