(4857 S. K. m. 19, 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, feshin haklı nedene dayandığını, davacının 12 yıllık kıdemine rağmen, satış grafiğini yükseltmek ve kendisini başarılı göstermek için kredi limitlerinin üzerinde müşterilere ürün göndererek şirket menfaatlerine zarar verebilecek ve risk oluşturabilecek davranışlar da bulunduğunu, aylık toplantılarda uyarılmasına rağmen bu davranışına devam ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, pazarlamada asıl olanın satışı artırmak olduğundan, davacının bu görevinde başarılı olduğu, davacıya satışlarla ilgili tebliğ edilmiş bir kota veya sınırlama olduğuna ve onayı gerektiren bir durum bulunduğuna ilişkin bilgi olmadığı, işverenin iddia ettiği risk bulunduğu, davalını satış yaptığı mağaza ve firmalardan riskli hale gelmiş alacağı bulunduğu konusunda tespit yapılamadığı, davalının bu durumu kanıtlayamadığı, Etlik Adese mağazasında yapılan satışların spot piyasaya kaydığı belirtilmekle birlikte bunu kanıtlayacak şekilde davalı tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığı, davacının bu satışlar nedeniyle ekstradan bir prim aldığı konusunda belge sunulamadığı, davacı dışında satışlarını artıran diğer personelle ilgili olarak bu personelin sözleşmesinin feshedilmediği, feshin yerinde olmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işyerinde 12 yıllık kıdeme sahiptir. En son satış geliştirme şefi olarak, görevine uygun seviyede ücretle çalışmaktadır. İşyerinin işleyişini, uygulamalarını ve kurallarını bilebilecek durumdadır. İş sözleşmesi, 2008 yılı haziran ve temmuz ayında işveren müşterine kredi limitlerinin üzerinde ürün göndermesi, durumu yöneticisine bildirmeyip sözlü olarak defalarca uyarılmasına rağmen onay almaması, durumun aylık toplantılarda dile getirilmesine rağmen davranışına devam etmesi, müşteriye önceden belirlenen kredi ödeme limitlerinin üzerinde ürün sevketmenin şirket menfaatlerine zarar verecek riskli durumlara yol açması, bu şekilde şirket talimat ve prosedürüne aykırı davranması nedeniyle 4857 sayılı yasanın 25/II. maddesi gereği feshedilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları ve toplanan diğer delillere göre, içecek dağıtımı yapılan işyerinde her elemanın bir satış kotası ve her müşterinin bir kredi limiti bulunmaktadır.
Bunlar davacıya yazılı olarak bildirilmese dahi uygulama ve işlerin yürütümü sırasında işçi tarafından bilinebilecek niteliktedir. Davacının ürün sevk ettiği bazı firmaların limiti üzerinde ürün aldığı yapılan incelemede işveren tarafından saptanmıştır. Bu durumun en büyük zararının bu tür firmaların ürünü davalıdan indirimli aldıktan sonra kendi bünyeleri içinde değil spot piyasaya kaydırarak kendilerinin satış yapması olduğu, bu durumda davalı şirketin kendi satış elemanlarının gerekli satışı yapamamaları nedeniyle primlerinin düştüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla açıklanan konuda işverenin hassas davranması doğaldır. Satış elemanlarının limitlerini % 25 oranında artırmaya amirleri olan satış müdürünün yetkili olduğu, davacının üstüne bilgi vermeden kredi limiti üzerinde bazı müşterilere ürün sevk ettiği, bunun sonucunda da satış primi aldığı sabittir. Prim konusunda dosyaya rakam sunulmamış ise de, işin bu şekilde yürütüldüğü dosya içeriğinden ve davacının amiri olan kişinin tanık olarak alınan ifadesinden anlaşılmaktadır. Davacı işyerindeki prosedürü bilmesine ve aylık toplantılarda da uyarılmasına rağmen işverenin talimatlarına aykırı davranmıştır. Aynı zamanda işverenin zarar riski de doğmuştur. İşçinin davranışı doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar kapsamında olup, iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy