(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, kendisinin işyerinde izinli olarak bulunmadığı sırada bölge sorumlusu tarafından kasa sayımı yapıldığını, demir paralarda eksik çıktığını, bunların bozuk paraya ihtiyaç duyulması nedeniyle çevre esnafı ve bankalardan temin edilen paralar olduğunu, iş yoğunluğundan paraların esnaftan sayılmadan teslim alındığını, aynı kişinin getirdiği paralarda daha önce de 100 TL. kadar eksik çıktığını, davacının fark etmesi üzerine bu kişi tarafından tamamlandığını, güven ilişkisi içinde ve iş yoğunluğu nedeniyle davacının saymadan paraları teslim aldığını belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, feshin haklı nedene dayandığını, davacının işyerinde bulunduğu süre içinde kasaya kendisinin koyduğu bozuk para poşetlerinde sürekli eksik çıktığını, durumu yetkililere bildirmesi için sürekli uyarıldığını, ama açığı örtme çabasında olduğunu, açık miktarının bozuk para için kabul edilebilir düzeyin üstünde olduğunu, veren esnafın daha önce üç kişiye saydırmasına karşın davacı tarafından kasaya eksik olarak intikal ettirildiğini, işçinin izinli olduğu dönemlerde bu şekilde açıkların yaşanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının çalıştığı mağaza şubesinin işlerinin yoğun olup çevre esnafından temin edilen bozuk paraların zaman zaman sayılmadan teslim alındığı, davalı işverenin fesih gerekçesinin dayanağını oluşturan eylemin davacının izne ayrılırken teslim ettiği çelik kasada yer alan ve davacı tarafından sayılmadan teslim alınan bozuk para torbalarının sayımı sırasında 240,00 TL. açık tespit edilmesi olduğu, çevre esnafından temin edilen ve iş yoğunluğu nedeniyle çoğu zaman sayılmadan teslim alındığı işverence de bilinen bozuk paraların sonradan yapılan sayımı sırasında açık çıkma riskini peşinen kabul ederek bu riskten oluşacak zararın bozuk paraları teslim eden veya teslim alandan tahsil edileceği şeklinde bir düzenleme getiren davalı işverenin, daha sonra tespit edilen para açığını nedeni ile iş sözleşmesinin feshetmesinin 4857 Sayılı Yasanın 25/II-e maddesi kapsamında iş sözleşmesinin geçerli ve haklı fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği, böylelikle davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshinin geçerli bir nedene dayanmadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı mağaza sorumlusu olarak çalışmaktadır. İşyerindeki kıdemi 5 yılın üzerindedir. İş tecrübesine göre işyerinin işleyişini bilebilecek durumdadır. Yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları ve diğer delillerden, mağazada ihtiyaç duyulan bozuk paranın çevre esnafından temin edildiği, poşetle alınan bir miktar bozuk paraya karşılık güven duyulan ilgiliye kağıt para verildiği anlaşılmaktadır. Bu tür bir işlemin iş yoğunluğu nedeniyle zaman zaman saymaksızın yapılabildiği ve küçük miktarlarda kasada bu nedenle açık çıkabileceği işverenin kabulündedir. Davacının sürekli ve büyük miktarlarda açık verdiğine ilişkin çalışanların beyanı üzerine yapılan sayımda, kasada bu kez bozuk para alımı için kabul edilebilir seviyenin üzerinde bir miktar açık çıkmıştır. Davacının görev yaptığı süre içinde daha önce açık çıktığı kendisine bildirildiğinden yeniden ödeme yapmak zorunda kalan esnaf bu kez üç kişiye saydırarak bir miktar bozuk para verdiği halde yine açık çıktığı kendisine duyurulmuş, işverenin soruşturması sırasında beyanı alınmıştır. Belirtilen yönde tutanak ve diğer çalışanların yazılı beyanları da işverence sunulmuştur. İşçi de savunmasında açığı kabul etmiştir.
Davacı işçi, kendisinin yaptığı bozuk paraları esnaftan temin edip karşılığında kağıt para verme şeklindeki işlemlerinde yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek kabul edilebilir miktarın üzerinde açığa neden olmuştur. Bu işlem daha önce de bir çok kez gerçekleşmiştir. Diğer taraftan düşük miktarın üzerindeki benzer açıkların işverene bildirilmesi gerektiği halde amirini bu yolda bilgilendirmemiştir. Söz konusu eylemleri işverenin güvenini sarsacak nitelikte olup, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlardandır. İş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 71.60 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy