(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32)
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı işverene bağlı olarak 1996 yılından 2007 yılı Mayıs ayına kadar sigortalı işçi olarak çalıştığını, her ne kadar adi kar ortağı olarak da şirkette bulunmuş olsa bile şirketin kar payından kazanç sağlamak yerine kendisine sigortalı işçi olarak maaş verildiğini, davacının SSK kayıtlarından anlaşılacağı üzere çalışmalarının sigortaya bildirildiğini, primlerinin ödendiğini, her ay düzenli olarak ücret aldığını, kar payı ortaklığının aktif olmadığını, bu durumdan kazanç sağlamadığını, bu nedenle işçi olduğunu iş akdi çalışan davacının 20/05/2007 tarihinde haklı bir neden olmaksızın ve ihbar önellerine uyulmaksızın işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davalı şirketin aile şirketi olduğunu davacının şirkete ismini veren aynı zamanda ortağı olan Z. B.'in ablasının oğlu yani öz yeğeni olduğunu, davacının şirketin 1999 yılındaki kuruluşu sırasında kurucu ortaklarından olduğunu, şirkete ilişkin bir çok kararda ortak olarak imzasının bulunduğunu, şirke ortaklarından Bağ-Kur'a tabi olmasına rağmen sağlık hizmetleri ve emeklilik koşullarının yetersiz olması nedeniyle bir çok şirket sahibinin ve ortağının yaptığı gibi davacının da SSK'ya tabi işçi olarak gösterildiğini, davacının şirkete düzenli bir biçimde gelmediğini, tüm çalışanlarının isimleri karşısında imza olmasına rağmen bu iki kişinin isminin karşısında imza olmadığını, bu durumun davacının patron ve ortak olduğunu gösterdiğini, bazen kimseye haber vermeden günlerce şirketi arayıp sormadığını, şirkette kar payı dağıtımı yapıldığında kar paylarını düzenli olarak aldığını, sunulu banka dekontları ve virmanlardan anlaşıldığı üzere davacıya çeşitli zamanlarda yüklü ödemeler yapıldığını, davacının hisselerini 1 Mayıs 2007 tarihinde ortak Z. B.'e devrettiğini beyanda davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, ancak 2 payı Z. B.'e devrettiği, davalı şirket tarafından davacının 02/04/1996 tarihinden 20/05/2007 tarihine kadar olan çalışmalarının 506 sayılı Yasaya tabi çalışma olarak SSK ya bildirildiği, davacının eylemli çalışması, bu çalışma karşılığında ücret ödenmesi ve bu çalışmasının 506 sayılı Kanuna göre Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilmiş olması nedeni ile taraflar arasındaki ilişkinin iş akdine dayandığı ve davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ihbar önellerine uymaksızın feshettiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davalının sembolik pay sahibi olması yanında payı itibari ile karar alınmasına engel olamayacağı anlaşılmakla işçi sayılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden diğer yönleri itibari ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy