(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 32, 41, 46, 47)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil, ekim ayı ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalı işyerinde 08.01.1996-04.10.2007 tarihleri arasında izin kullanmadan ve tatil yapmadan aralıksız çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından küfür edilerek işten kovulmak sureti ile feshedildiğini, davacının bunun üzerine davalıyı Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayet ettiğini, davacının davalı işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, işverenden gerekli desteği görmemesine rağmen çalışmasına devam ettiğini, aylık ücretinin 1000-TL net olduğunu, öğlen yemeğinin işveren tarafından karşılandığını beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ücreti ile ödenmeyen aylık ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacınındavalı işyerinde işe başlama tarihinin 30.12.1999 olduğunu, ücretinin de brüt 650-TL olduğunu, kendisinin 15.9.2007 tarihinde işyerinde huzursuzluk çıkarmaya başladığını ve bu tarihte işçi Ö. E.'a hakaret edip işini aksattığını, bu nedenle hakkında tutanak tutulduğunu, davacının uyarıldığında yapmadığını söylediğini, işverenin olayla ilgili beyanını istediği N. A.'nun davacının diğer işçi Ö.'e şerefsiz dediğini, kendisinin ayıp değil mi dediğini, işveren Ş. C.'nun araya girmesi ile olayın kapandığını söylediğini, davacının 21.09.2007 tarihinde yine işçi Ö. ile işverene hakaret ettiğini, işini aksattığını, küfrettiğini, 03.10.2007 tarihinde de işverene ve çalışanlar Ö. ile D.'a küfür etmesi nedeniyle 04.10.2007 tarihinde savunmasının istendiğini, davacının savunma yapamadan işyerini terk ettiğini, 05.10.2007 günü öğlen saat 12.00'de gelerek daha sonra eşyalarını toplayıp işyerini terk ettiğini, işverenin işçilerden ve kendilerinde özür dileyerek işe devam etmesi yönündeki teklifini kabul etmediğini, ayrıca yeni başlayan işçilere burada ücretleriniz ödenmez, primleriniz yatmaz diye şirketi kötülediğini, bu olaylar üzerine iş akdinin 04.10.2007 tarihinden geçerlik olmak üzere 05.10.2007 tarihli fesih ihbarnamesi ileiş akdinin İş Kanunu'nun 25/II-d fıkrası gereğince feshedildiğini, davacının şikayeti üzerine BÇM Ankara İl müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda da davacının iş akdinin feshinin haklı olduğunun belirtildiğini, davalının tecrübeli ve az bulunur kaporta ustasını işten sebepsiz atmasının mümkün olmadığını, şikayetten sonra dahi işe davet edildiğini ancak gelmediğini, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı alacağının olmadığını, davacının iş kazası olarak ayağına metal battığını, basit şekilde yaralandığını, kazadan sonra işverenin davacının tedavisini yaptırdığını, bu nedenle davacının şikayetçi olmadığını, mesai saatlerinin 8.30-18 arası 1,5 saat ara dinlenme ile 6 gün sürdüğünü, işyerinde fazla çalışma olmadığını, izinlerini kullandığını, dini bayramlarda ve genel tatillerde çalışılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının 01.02.1996 tarihinde Ş. C.'na ait Ankara Celal Bayar Bulvarı Eti Mahallesi Ali Suavi Sokak No: 9 Maltepe adresinde işe başladığı, cevap dilekçesinde Ş. C.'nun şirketin esas sahibi ve yetkilisi olduğu, firmanın şirketleştiği, davacının aralıksız çalışmaya davam ettiği yönündeki beyanı dikkate alınarak işe başlangıç tarihinin 01.02.1996 olarak kabul edildiği, davacının ücretinin 1.499,67 YTL brüt olduğu, gerek işverenin beyanları, gerek tutanakların geçerliliğinin tartışmalı olması ve gerekse işyerinde 12 yıla yakın çalışması olan kişinin isteğiyle işyerinden ayrılması ve ayrılma nedenleri yaratarak kıdem tazminatından yoksun kalma eylemlerine girmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile iş akdinin feshinin haksız olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatını hak ettiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ile yıllık izin, fazla mesai, bayram ve genel tatil, aylık ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göredavalı tarafınaşağıdaki bentlerinkapsamı dışında kalantemyiz itirazlarınınreddine,
2- Davacı vekili kısmi dava açmış, bilahare bilirkişi raporu doğrultusunda talep ettiği alacakların miktarını ıslah dilekçesi vererek arttırmıştır. Davalı vekili ise ıslaha karşı usulünce zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin ıslaha yönelik zamanaşımı defii üzerinde durulup gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken zamanaşımı definin dikkate alınmaması hatalıdır.
3- Dosya içindeki beyanlardan ve PTT haber kağıdından davalı tarafından davacıya 2007 yılı Ekim ayından 4 günlük ücret alacağı olarak 70 TL gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu paranın davacı tarafından alınıp alınmadığı araştırılıp sonucuna göre gerekirse hesap edilen ödenmemiş ücret alacağından bu miktarın mahsubu yoluna gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı vekili dava dilekçesinde 200 TL bayram ve genel tatil ücreti talebinde bulunmuş ve daha sonra bu miktarı ıslah ederek arttırmıştır. Mahkemece ilk dava ile istenen bayram ve genel tatil alacağı 200 TL olduğu talep aşılarak bu alacağın 400 TL.lik kısmına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
5- Davacı vekili dava dilekçesinde 200 TL hafta tatili çalışması için ücret talebinde bulunmuştur. Bilirkişi raporundadavacının hafta tatili kullanması nedeni ile bu kaleme ilişkin alacağının olmadığını belirtmiştir. Bu hali ile davacının hafta tatili alacağının reddi gerekirken infazda karışıklık ve tereddüde neden olacak şekilde bu alacağın da bayram ve genel tatil alacağı ile birlikte kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy