(4857 S. K. m. 17, 57)
Dava ve Karar: Davacı, ihbar farkı, yıllık izin ücreti farkı, kötüniyet tazminatı, prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ü. Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 16.04.2004 tarihli iş akdiyle davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, 03.07.2006 tarihinde hizmet akdinin davalı işverence feshedildiğini, yasal haklarının tam olarak ödenmediğini, çalıştığı dönemde kendisine tahsis edilen aracın ve özel sağlık sigortasının yasal haklarının hesaplamasında dikkate alınmadığını, ayrıca daha önce işyerinde kendi isteğiyle ayrılmak isteyen personele 6 aylık ücret tutarında ilave tazminat ödeneceği duyurulmasına rağmen davacının bu uygulamadan yararlandırılmadığını, 2006 yılında müdür ve üst düzey yöneticilere 2 maaş tutarında prim ödemesi yapılacağı açıklandığı halde mali işler müdürü olan davacıya ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihbar tazminatı farkı, yıllık izin ücreti farkı, kötü niyet tazminatı ve prim alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 16.04.2004-03.07.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, ihbar tazminatının hesabında hata olmadığını, davacının ücretine eklenebilecek, parayla ölçülmesi mümkün, sözleşme veya kanundan doğan başkaca kalem alacağının bulunmadığını, dava konusu edilen araç tahsisi ve sağlık sigortasının sosyal yardım niteliğinde olduğunu, ilave tazminat uygulamasının Ankara, İstanbul ve İzmir fabrikalarında çalışan istihdam fazlası işçilere yönelik olduğunu, duyuru metninden açıkça anlaşılacağı üzere duyurunun fabrika müdürlüklerine yönelik olarak hazırlandığını, bu nedenle genel müdürlük bünyesinde mali işler müdürü olan davacının bu uygulamadan yararlanmasının mümkün olmadığını, 2006 yılındaki 2 maaş tutarında prim ödemesi yapılacağı iddiasının da doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece kötüniyet tazminatı ve prim dışındaki alacaklar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak ihbar tazminatı hesaplamasına esas alınan kazançlar yönünden mahkemenin kabulü doğru görülmemiştir.
Yerel mahkemece yapılması gereken iş davacıya yapılan sağlık sigortasının son 1 yıllık prim toplamının 365'e bölünerek ücrete eklenmesi, davacıya tahsis edilen araca ilişkin olarak da fesih tarihindeki aylık mavi kart bedelinin Belediyeden sorularak ücrete eklenmesi, buna göre bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermektir. Bu gereklere uyulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy