(4857 S. K. m. 17, 41, 47, 57) (1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının aralıklı olarak çalıştığını, alacakları var ise zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava kabul edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davacının çalışma süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmiş; davalı ise çalışmanın kesintili olduğunu savunmuştur.
Davacının hizmet cetvelinde, hak edilen dönemde farklı sicil numaralı işyerlerinde çalışmaların bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, talep dönemi içinde çalışma bildirilen işyerleriyle davalı işyerinin bağlantılı olup olmadığı, işyeri devri, hizmet akdi devri veya organik bağ olup olmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece, bu araştırma yapılmadan davacının kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığının kabulü hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen şekilde araştırma yapılıp davacının çalışma süresinin kesin olarak belirlemek ve sonucuna göre hüküm kurmaktır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3- Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve hak edilen fazla mesai alacağından ara dinlenmesinin düşülüp düşülmeyeceği ve 818 sayılı BK.43,44 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Davacı, fazla çalışma ücretinin ödenmesini istemiş, davalı ise isteğin reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının haftada 7 gün ve 2 vardiya halinde günde 12 saat çalıştığı kabul edilip 1 saat ara dinlenmesi düşülerek günlük 11 saat şeklinde çalıştığı esasıyla fazla mesai alacağı hesaplanmış ve hesaplanan tutardan 818 sayılı BK.43,44 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Dairemizin yerleşik kararlarına göre, günlük 11 saati aşan çalışmalarda, davacının fazla mesai alacaklarının hesabında ara dinlenmesinin 1,5 saat yerine 1 saat olarak düşülmesi hatalıdır.
Bu nedenle, mahkemece, yukarıda 2 no.lu bozma uyarınca davacının hizmet süresi belirlenip fazla çalışma ücreti alacağının 1,5 saat ara dinlenmesi düşülerek hesaplanması ve fazla çalışmanın tanık beyanlarıyla belirlendiği dikkate alınarak hakkaniyet indirimine de gidilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
4- Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, bilirkişi raporu düzenlendikten sonra ıslah dilekçesi vermiş ve davalı da ıslah dilekçesine karşı yöntemince zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı def'i değerlendirilmeden hüküm verilmiştir.
Davacının ıslah talebine karşı, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde, mahkemece dikkate alınmaması hatalıdır.
Mahkemece, yukarıdaki 2 no.lu bozma uyarınca belirlenecek çalışma süresi de dikkate alınarak, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınıp zamanaşımının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile hüküm verilmesi isabetsizdir.
5- Taraflar arasında, işçilik alacaklarına uygulanan faizin yürürlük tarihi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden, kıdem tazminatı dışındaki alacaklar yönünden faiz başlangıcının ilk dava dilekçesinde istenenler açısından dava tarihi, ıslah dilekçesindeki miktarlar yönünden ise ıslah tarihi esas alınarak belirlenmesi gerekirken, kıdem tazminatı dışındaki alacakların tamamı için dava tarihinden itibaren faiz uygulanması hatalıdır.
6- Mahkemece, davaya İş Mahkemesi Sıfatıyla karar verildiğinin belirtilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy