(4857 S. K. m. 17, 41, 47, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, özetle müvekkilinin davalıya ait 35 T 5742 plakalı takside 02.04.2002-21.07.2008 tarihleri arasında çalıştığını iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve tazminatsız olarak feshedildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücretleri ile izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkilinin yanında iş kanununa tabi işçi olarak çalışması bulunmadığını ve işyerinin iş kanunu kapsamı dışında bulunduğunu, müvekkilinin küçük esnaf niteliğinde faaliyet gösterdiğini, resmi kayıtlara göre davacının çalışma sürelerine ilişkin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, aralarında işçi işveren ilişkisi değil, kira ilişkisi bulunduğunu ve davacının müvekkiline ait aracı kiraladığını, aynı zamanda davacının bir çok talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının tüm taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi ve iş ilişkisi bulunduğu, davacının da iş kanunu kapsamında yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya kapsamından davacının hizmet tespit davası açtığı ve davanın İzmir 6. İş Mahkemesi'nin 2010/350 esasında derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu hizmet tespit davasının sonucu davayı doğrudan etkileyecek nitelikte olduğundan hizmet tespit davasının sonucunun beklenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy