(1086 S. K. m. 275) (4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirkette 13.02.2002-06.06.2004 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; posta başı olarak görev yapan davacının gerekli kontrolleri yapmayarak çalıştığı bantta üretilen DVD ürünlerinin yurt dışındaki kullanıcısına hatalı gitmesine yol açtığı, bu nedenle yaklaşık 35.000 adet ürünün şirket tarafından tekrar üretimden geçirilmesine sebebiyet verdiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını ileri sürerek davanın reddi talebinde bulunmuştur.
Yerel Mahkemece; doğduğu iddia edilen maddi zararının parasal miktarının belirlenemediği, doğan bu zararın davacı eylemi ile irtibatlı bulunduğu hususunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 II- (ı) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir.
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren işçinin ve trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir.
İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.
Somut olayda; davalı işveren haklı fesih sebebi olarak hatalı üretim ve iade sonucunda 800.00 USD zarara uğradığını iddia etmiştir.
Mahkemece davalının bu savunması konusunda teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Davalı savunmasının değerlendirilebilmesi açısından, hatalı yapıldığı ileri sürülen üretim hususunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, ortada hatalı üretimin olup olmadığı, hatalı üretim var ise zarar miktarı ve zararda davacının kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy