(5521 S. K. m. 15)
Dava: Mahkemece 07.07.2009 tarihinde verilen karar davalı Aski Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiş, ancak 18.09.2009 tarihli ek kararla hükmedilen miktar kesinlik sınırı altında kaldığından davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.'un 427/II maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.'un 427. maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak alacağın bir kısmını dava ettiğinden kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Taraflar arasında görülen davaya konu istekler için Adana 2. İş Mahkemesine ait 16.12.2008 gün, 2008/35 E. 2008/1223 sayılı kararın Dairemizin 26.10.2009 gün 2009/2937 E. 2009/29087 K sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının dava konusu tazminat ve alacaklarının tamamı mahkemece belirlenmiş değildir. Buna göre kararın kesinliğinden söz edilemeyeceğinden 18.09.2009 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verildi.
Dosya incelendi gereği düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu dava ek dava mahiyetinde olup Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamından taraflar arasında daha önce görülüp sonuçlandırılan kısmi davanın Dairemizce bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kısmi davanın öncelikle sonuçlandırılıp kesinleşmesi beklenmeden ek davanın karara bağlanması hatalıdır. Mahkemece taraflar arasında görülen kısmi dava yönünden bu dava bekletici mesele yapılmalı veya dosyalar birleştirilmeli söz konusu davanın sonucuna göre ek dava karara bağlanmalıdır. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy