(4857 S. K. m. 17, 41, 57, 59) (1086 S. K. m. 74) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait iş yerinde Mart 2004 tarihinde çalışmaya başladığını, fazla mesai yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, davalı işveren tarafından bütün işçilik hak ve alacaklarını aldığına ilişkin ibraname imzalaması talebini kabul etmemesi üzerine iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasına talep etmiştir.
Davalı vekili iş akdinin davacının devamsızlığı nedeni ile haklı sebebe dayalı feshedildiğini, ayrıca tüm hakların alarak müvekkilini ibra eden davacının taleplerinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel Mahkemece; iş akdinin haklı nedenle feshedildiği iddiasının davalı işverence ispatlanamadığı davacının haftanın 6 günü 07.30 - 19.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığı davalı tarafça ibraz edilen ibranamede davacının talep ettiği alacakların ödendiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça temyiz aşamasında davacının 2005 ve 2006 yıllarında yıllık izin kullandığını gösterir imzalı belgeler ibraz edilmiştir.
Davacının bu belgelere ilişkin beyanı tespit edilerek, imzaya itiraz edilmediği takdirde bu belgelerde belirtilen sürelerin hesaplanan yıllık ücretli izin süresinden düşülmesi imzaya itiraz edilmesi halinde imza incelemesi yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
3- Davacı dava dilekçesinde iş akdinin 24.06.2007 tarihinde sona erdirildiğini ve 8.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürmüştür.
Mahkemece iş akdinin 30.06.2007 tarihinde feshedildiği kabul edilerek hizmet süresinin belirlenmesi ve hizmet süresi boyunca 1 hafta için 7.30-19.00, diğer hafta 07.30-21.00 saatleri arasında mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücreti belirlenmiştir. Mahkemece fazla mesai açısından HUMK.nun 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olarak karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır. Buna göre ıslah ile arttırılan istekler için HUMK.nun 74.maddesine aykırı biçimde ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi de hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy