(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacının davalı Belediye bünyesinde kepçe operatörü olarak çalışırken sebepsiz şekilde temizlik ekibinde görevlendirildiğini, bu görevi kabul etmemesi üzerine sözleşmesinin feshedildiğini, hizmet akdinin feshine ilişkin işlemin geçerli bir nedene dayanmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin iş akdinin esasen siyasi nedenlerle fesih edildiğini belirterek işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işveren tarafından yapılan görev dağılımına uymadığını, bu nedenle iş akdinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesih tarihi itibariyle işyerinde çalışan sayısının 30 kişinin altında olduğu, bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı her ne kadar fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinde işçilerin iş güvencesi kapsamında sayılmaları için işçi sayısına ve kıdemine bakılmayacağı hükmü getirilmişse de, kanunun 30 işçiye dair kuralının kamu düzenine ilişkin bir hüküm olduğu ve toplu iş sözleşmesi ile bu hükmün değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Öncelikle her ne kadar 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. hükmüne yer verilmiş ise de iş güvencesi hükümlerinden işçinin faydalanması bakımından gerek işçi sayısı gerekse de işçinin kıdemi bakımından işçi lehine sonuç doğuracak şekilde toplu iş sözleşmelerinde düzenleme getirilmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda da sendika üyesi olduğu anlaşılan davacının fesih tarihini kapsar toplu iş sözleşmesinin 26. maddesindeki ...iş sözleşmesinin feshi halinde iş yerinde işçi sayısına ve işçinin kıdemine bakılmaksızın 4857 sayılı kanunun 18, 19, 20 ve 21. madde hükümleri uygulanır... hükmüne göre işe iade hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece işyerinde fesih tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısının 30 kişinin altında olduğundan bahisle davanın reddine karar vermesi hatalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının 10 yılı aşkın süredir kepçe operatörü olarak çalışmakta iken sebepsiz şekilde temizlik ekibinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu değişiklik çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliği taşımakta olup uygulanabilirliği değişikliğin 6 iş günü içerisinde işçi tarafından kabulüne bağlıdır. Somut olayda iş değişikliği işçi tarafından kabul edilmemiştir. Bu nedenle davacının görevini yapmamakta ısrar ettiğinden bahisle iş sözleşmesinin feshi haksız olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 83.70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1100 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy