(818 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, kesin lisans kaybı nedeni ile davalı işveren tarafından TİS hükümlerine göre yatırılmadığı için mahrum kaldığı sigorta bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yetkisizlikle ilgili kararın bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı işverenin davacının üyesi olduğu sendika ile yaptığı protokol ile 23.02.2005 tarihinden itibaren Pilotların lisans kaybı sigortası primlerini karşılayacağını yüklenmesine rağmen, sigorta primlerini yatırmadığını, davacının bu arada kesin lisans kaybına uğradığını ve bu uğrama nedeni ile kesin lisans kaybı sigorta bedelinden mahrum kaldığını, mahrum kaldığı bedelin temerrüt tarihinden itibaren davalıdan en yüksek işletme kredisi faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporundan sonra bakiye alacağını ıslah sureti ile arttırmıştır.
Davalı işveren vekili, istenen alacağını işçilik alacağı olmadığını, zararın tazmini olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, ayrıca protokol hükmünün işverenin kamu tüzel kişiliğini o tarihte devam ettirmesi nedeni ile Başbakanlık Denetleme Kurulu'nun sözlü talimatı ile uygulanmadığını, kamu payının %50 nin altına düşmesinden sonra pilotlar için kesin lisans kaybı primleri için sigorta şirketi ile sözleşme yapılıp protokolün uygulamaya konduğunu, ayrıca davacının kesin lisans kaybı raporundan sonra yer hizmetlerinde simülatör öğretmen görevi ile çalışmasına devam ettiğini, sigorta bedelini talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacının sendika üyesi olduğu ve bu neden ile TİS den yararlanan bir personel niteliğinde olduğu; 20.dönem TİS protokolünün geçerli olduğu ve davacının 22.03.2006 günlü raporunda kesin lisans kaybı tesbiti yapıldığı ve Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından davalı şirkete 22.5.2006 tarihli yazı ile yapılan bildirim sonucunda bu durumun kesinleştiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, davalı şirketin sözleşmeye uygun davranmaması nedeni ile gündeme geldiğinden sözleşmesel bir zarar niteliğinde olmayacağından 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacağı, bu nedenle bir yıllık zamanaşımı süresi savunmasının yerinde olmadığı, davalı ile sendika arasında lisans kaybı sigorta primlerinin davalıya yüklendiğine ilişkin protokolün 23.2.2005 tarihinde imzalanmasına karşın davalı şirketin buna uygun sigorta işlemlerinin 16.8.2006 tarihinde yaptığı, davacının da tam bu iki tarih arasındaki süreçte kesin lisans kaybına uğradığı, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile sigortadan alınacak söz konusu tazminattan davacının mahrum kaldığı, şirketin kamu tüzel kişisi olması nedeni ile Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun şifahi uyarısı nedeni ile bu işlemin yapılmadığı itirazına kabul edilmeyeceği, şifahi olarak yapıldığı belirtilen bu uyarıya ilişkin herhangi bir delil mevcut olmadığı gibi böylesi bir uyarının yazılı olarak yapıldığı kabul edilse bile sözleşme tarafı olarak özel hukuk ilişkisine giren davalı şirketin kendi iç karar mekanizmasından dolayı yaşanan riskin kendisine ait olacağı, davalı şirketin iç yönetmeliklerinde davacı gibi lisans kaybına uğrayan kişilerin istihdamı hususunda özel düzenlemeler getirildiği ve davalı şirketin bu düzenlemelerin bir gereği olarak davacıya istihdam sağladığı görüldüğü, lisans kaybına uğrayan kişinin alacağı sigorta tazminatına hak kazanması için başka bir gelir elde etmeme şartı olmadığı, bu nedenle davalının davacının halen çalışmasına devam ettiğinden ödenemeyeceği savunmasının da yerinde olmadığı, davalının tarafı olduğu sözleşme gereği zamanında yapmaması nedeni ile davacının kesin lisans kaybına dayalı sigorta tazminatından mahrum kaldığı, bu durumun ve davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak davacının lisans kaybı sigortasını yaptırmamasından kaynaklanması nedeni ile söz konusu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davalı şirketin geç yaptığı sigorta poliçesi eğer zamanında yapılsa idi davacının hak kazanacağı tazminatın 100.00.00.- USD olması nedeniyle bu miktardan davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 10.000,-- TL alacağa temerrüt tarihinden, ıslah ile istenen 107.790,00 TL'nin ise ıslah tarihinden en yüksek işletme kredisi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından ıslah ile arttırılan kısma temerrüt tarihi yerine, ıslah tarihinden faiz yürütülmesi ve temyize göre maktu harç yerine nisbi harç alınması nedeni ile temyiz edilirken, davalı vekili tarafından ise cevap nedenleri ve faizin niteliği yönünden temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalının davacının üyesi olduğu sendika ile 23.02.2005 tarihinde protokol ile Pilotların lisans kaybı sigortası primlerini karşılayacağını taahhüt ettiği, ancak bu protokole rağmen pilotlar için sigorta şirketi ile poliçe imzalamadığı ve kesin lisans kaybı sigorta primlerini yatırmadığı, kaptan pilot olan davacının bu arada kesin lisans kaybına uğradığı ve kaptan pilotluk görevinden 12.09.2005 tarihinden itibaren alındığı, bu arada sendikanın protokol hükümlerine uyması için işverene ihtar gönderdiği, davalının 16.06.2006 tarihinde Ray Sigorta şirketi ile sözleşme imzaladığı, davalının her kaptan pilot için 100.000, USD, pilot için 75.000,00 kesin lisans kaybına uğrama sigorta şirketinin ödeyeceği bedel için sigorta primlerini ödemeye başladığı, davacının 04.10.2007 tarihli dilekçe ile işveren başvurarak TİS Ek protokolü ile düzenlenen bulunan Lisans Kaybı Sigortası haklarının ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
1. Davalı işveren protokol hükümlerine uymadığı dönemde davacı kesin lisans kaybına uğradığı, davacının bu nedenle sigorta şirketince karşılanacak bedelden mahrum kaldığı anlaşıldığından mahkemece daha sonra imzalanan poliçe ile öngörülen bedelin davacı yararına hüküm altına alınması yerindedir. Bu nedenle davalının buna yönelik temyizi doğru görülmemiştir.
2. Ancak ıslah ile arttırılan kısma ıslah tarihinden faiz yürütülmesi yönünden davacı vekilinin, sigorta bedeline uygulanan faizin niteliği yönünden ise davalı vekilinin temyizi yerinde görülmüştür. Bu nedenle;
a) Davacı taraf, davalı işvereni 04.10.2007 tarihli dilekçesi ile temerrüde düşürdüğünden, ıslah ile arttırılan miktara ilk dava dilekçesi ile hüküm altına alınan miktar gibi temerrüt tarihi yerine ıslah tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
b) Sözkonusu sigorta bedeli Toplu İş Sözleşmesinin eki niteliğindeki protokol hükmüne dayanmasına rağmen, protokolde miktar öngörülmemesi, anılan alacağın, sigorta primlerinin yatırılmaması nedeni ile mahrum kalınan tazminat niteliğinde alacak olması karşında bu alacağa yasal faiz yerinde, en yüksek işletme kredisi faizi uygulanması ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, üyesi olduğu Hava-İş Sendikası ile davalı arasında 05.07.2005 tarihinde bağıtlanan 01.01.2005 - 31.12.2006 tarihleri arası yürürlük süreli T.İ.S.'nin eki olan protokolün 4. maddesinde yer alan Blokların Lisans Kaybı Sigortası Primi T.H.Y. tarafından karşılanacaktır hükme dayanarak ve lisans kaybı sigortasının yapılmamasından kaynaklanan zararın giderilmesini istemiş; Mahkemece söz konusu sigortanın yapılmaması nedeni ile davacının uğradığı zararın 18.06.2006 tarihli sigorta poliçesinde yazılı sigorta bedeli esas alınarak 100.000 Amerikan doları olduğu kabul edilip bunun dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığı belirlenerek istek hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre; davacının lisans kaybının 23.03.2006 tarihinde kesinleştiği ve bir süre yer hizmetlerinde çalıştırıldıktan sonra 27.08.2007 tarihinde 60 yaşını doldurması nedeniyle 14.10.2007 günü davalı kurumla ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki zararın tespitinde davacının lisans kaybının kesinleştiği 23.03.2006 tarihinden sonra 18.06.2006 tarihinde yapılan lisans kaybı sigortasına ait poliçede kaptan pilotlar için öngörülen sigorta bedelinin emsal araştırması yapılmadan geriye dönük olarak aynen esas alınması doğru olmamıştır.
Öte yandan söz konusu sigortaya ait sigorta şartnamesi getirtilmemiş ve sigorta bedelinin talep edilebilme koşullarının neler olduğu, somut olayda davacının sigorta bedelinin tamamını isteyip isteyemeyeceği isteyebilecek ise bunun sigorta şartnamesindeki dayanakları belirlenmemiş dolayısıyla eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmiştir.
Hükmün yukarıda açıklanan hususları kapsayacak biçimde araştırma ve incelemeye yönelik olarak bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünce ile sadece faizin türü ve başlangıç tarihi yönünden, oluşturduğu bozma gerekçesine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy