(1475 S. K. m. 17, 25)
Dava: Davacı, kıdem tazminatıyla faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlarla benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda davacı işçi, 22.2.2000 tarihinde Silahlı Çete Niteliğindeki Hizbullah örgütünün sair efradı olmak suçundan tutuklanmış, tutukluluğu bir ayı aştığından TİS nin 38/2 maddesi gereğince 22.3.2000 tarihinde akti münfesih sayılmıştır. Davacı 18.9.2001 tarihinde tahliye edilmiş, dava sonucunda atılı suçtan hapis cezasına mahkum edilmiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesince de onanmıştır.
Mahkemece iş ve işyeriyle ilgisi olmayan suçtan tutuklandığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve faizinin kabulüne karar verilmiştir.
Fesih tarihinde, davalı işveren kamu kurumu niteliğindedir. Davacının işlediği suç silahlı terör örgütüne üye olarak devlete, yani işverene karşı işlenmiş bir suç niteliğinde olduğundan 1475 sayılı İş Yasasının 17/2, doğruluk ve bağlılık kuralına aykırıdır. Bu nedenle anılan suçtan tutuklanma ve mahkumiyetin 1475 sayılı İş Yasasının 17/3 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenle davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)