(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyeri düzenini bozucu davranışları sebebiyle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini bu nedenle davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece davalı tanığı Z. K. 23/07/2009 tarihli celsedeki ifadesinde davalı iddialarını doğruladığı, aynı davalı tanığın 24/08/2009 havale tarihli dilekçesi ve 09/09/2009 tarihli celsedeki beyanlarında ise daha önceki ifadelerini işveren baskısı ile onların istediği şekilde verdiğini ve aradan geçen zamanda vicdanen rahatsız olduğunu, feshin gerçek nedeninin 12 saat çalışmak istememesi olduğunu ifade ettiği ve tanığın 23/07/2009 tarihli dilekçesindeki beyanları ve 09/09/2009 tarihli celsedeki ifadelerinin davacı tanıkları ile de aynı mahiyette olması nedeni ile bu tanığın sonraki ifadelerinin doğru olduğu ve davacının iş akdinin iddia edilen nedenlerle değil, davacının günde 12 saat çalışmak istememesinden dolayı iddia edilen nedenler gerekçe gösterilerek feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, işyerinde çalışan bazı işçilerin dilekçe ile işverene başvurarak davacı ve bir kısım arkadaşlarının bir ticaret şirketinde çalıştıklarını beyanla diğer işçileri kendileri ile çalışmaya ikna etmeye çalıştıklarına, diğer çalışanlara aşağılayıcı davranışlarda bulunduklarına dair dilekçe verdikleri, yine bir kısım çalışanların davacı ve arkadaşları hakkında dolandırıcılık suçundan Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulundukları anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tanığı Z. K. verdiği ilk ifadesinden döndüğünü belirterek bir kısım beyanlarda bulunsa da davacı ve arkadaşları hakkında Cumhuriyet Savcılığına yaptığı şikayetin halen sürdüğü, davacıya bir kısım vaatlerle 2000 TL para verdiğini ikinci ifadesinde de yinelediği nazara alındığında davacı ve arkadaşlarının şikayet dilekçesinde belirtilen hal ve davranışlar içerisine girdikleri anlaşılmıştır. Tarif edilen bu eylemin niteliği nazara alındığında davacı işçinin kendi işi dışında mesai saatlerinde başka işlerle uğraşması performansını olumsuz yönde etkileyeceği gibi anılan davranışlar haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta değilse de işyeri düzenini bozucu nitelik taşıması karşısında geçerli fesih nedeni olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 18.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy