(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma, genel tatil ile izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.01.1994 tarihinden 19.03/2007 tarihine kadar ön muhasebeci olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince diğer işçi R. E.'in zimmetine para geçirmesine sessiz kalması, işverene bildirmemesi ve para giriş çıkışlarını takip ederken şaibeli davranması nedeni ile feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının hizmet aktinin feshinin işçi R. E.' in uhdesine para tuttuğunu bildiği halde işverene söylememesinden kaynaklandığı, davacıya yönelik başka olumsuz bir durum ispat edilemediği, bu hali ile işyerinde uzun zamandır çalışan davacının iş sözleşmesinin feshinin eylem ile ölçülü olmadığı ağır bir yaptırım olduğu, eyleminin feshe neden olacak düzeyde bulunmadığı için işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır.
Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 01.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K)
Somut olayda, davacının ön muhasebe elemanı olarak davalı şirkette çalıştığı, plasiyer R. E.'in müşterilerden tahsil ettiği paraların bir kısmını zimmetine geçirdiğini bildiği halde söz konusu paranın yerine konulması için bu kişiye müsamaha gösterdiği ve durumu işverene bildirmediği dosya içeriğinden ve kendi savunmasından anlaşılmaktadır.
Söz konusu eylemin işveren adına muhasebe işlemlerini idare eden kişi tarafından yapılması doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliğindedir. Bu nedenle işverenin feshi haklı olduğundan kıdem ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy