(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin kıdem tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/10/1997 tarihinde davalıya ait deri konfeksiyon işyerinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 22/12/2004 tarihinde son 4 aylık ücreti ile fazla mesai ücretlerinin ödenmememsi nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini, son ücretinin net aylık 600 TL olup haftanın ilk 6 günü 08.30-19.00 arası ve sezon olan Eylül, Ekim, Kasım, Şubat ve Mart aylarında 23:00 kadar çalışmasına rağmen fazla mesai ücretinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını belirterek, kıdem tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 10.07.1999 tarihinde müvekkili işyerinde çalışmaya başladığını, şoför olarak çalıştığını, yasal asgari ücret aldığını, haftanın ilk 5 günü 09.00-18.00 ve Cumartesi günleri 09.00-13.00 arası çalışılmakla fazla mesai yapmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını ve haklı neden olmaksızın işi ve işyerini kendisinin terk ettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda süre ve ücret yönünden tek davacı tanığı beyanına itibar edilerek, her ne kadar davalı tarafça da davacının işyerine haber vermeksizin iş akdinin sona erdirildiği ileri sürülmüş ise de bu konuda işveren tarafından davacıya yapılmış bir ihtar yazısının sunulmadığı, davacının ara sıra gelmemesi davranışlarına göz yumulduğu ve kendisine bu yönde de bir işlem yapılmadığı, iş akdi feshinin geçerli ve haklı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından cevap nedenleri yanında özellikle tazminat ve alacağa esas sürenin kayıt esas alınmadan belirlenmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-) Davacı işçi iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II.e maddesi uyarınca haklı nedenle feshettiğini iddia edip, yargılama sonucunda davacıya ücretlerinin kanuna ve sözleşmeye göre ödenmediği anlaşıldığından mahkemenin feshin işveren tarafından yapıldığı belirtilerek feshin geçerli ve haklı olmadığı gerekçesi yerinde değilse de sonuç itibari ile kıdem tazminatına karar verilmesi doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Keza ücretin ödendiği, yıllık izin kullandırıldığı kanıtlanmadığından ve davacı işçi tanık beyanlarına göre işyerinde fazla çalışma yaptığını kanıtladığından, ücret, yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacaklarına karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dosya içeriğine göre davacının kıdem tazminatına ve işçilik yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacağına esas hizmet süresi uyuşmazlık konusudur. Davacı taraf 01.10.1997 tarihinde işe girdiğini iddia etmiş, bu konuda tek tanık dinletmiş, davalı taraf ise davacının 01.07.1999 tarihinde işe başladığını savunmuştur. Sosyal Sigorta Sicil kaydına göre davacı 01.07.2009 tarihinde işe girmiştir. Mahkemece tek davacı tanığı beyanında itibar edilerek, davacının 01.10.1997 tarihinde işe başladığı kabul edilmiştir. Ancak tek tanık 1998-2000 yılları arasında çalıştığını belirtmiştir.
Çalışma olgusunu işçi kanıtlamak zorundadır. İşe giriş bildirgesi, Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtları, işyeri şahsi sicil dosyasındaki deliller, işçinin banka hesabına yapılan ödemeleri gösteren kayıtlar işe giriş ve çalışma süreleri yönlerinden önemli delillerdir. Yazılı delil olmaması durumunda işyerinde o dönemde çalışmış olanların tanıklıkları ile de hizmet süreleri ispatlanabilir. Somut uyuşmazlıkta davacının 01.07.1999 tarihinden önce çalışması konusunda tek tanık beyanı ile yetinilmesi çalışma olgusunun kanıtlanması konusunda yeterli değildir. Kaldı ki tanığın beyanı da 1998 yılından öncesini de kapsamaktadır. Davacı taraf kayıttan önceki iddia edilen sürede çalışma olgusunu somut delillerle kanıtlayamadığından, kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacağının 01.07.1999 tarihi esas alınarak belirlenmesi gerekir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy